Mübarek kabri, Buhara’da, Gülabad Kapısı’nın dışında, Şeyh Ebu İshak Gülabadî’nin mezarının doğu tarafındadır.

Hace Yusuf-i Hemedani’nin ikinci halifesidir. Künyesi, Ebu Muhammed, şerefli ismi Hasan b. Hüseyin Endaki’dir. 

Endak, Buhara’dan 3 fersah (15km) uzakta bir köydür. Merv’de aynı isimde bir köy daha vardır. “Endak”. “endek” lafzının muarrebidir. Hace Hasan, Buhara’ya bağlı olan Endak’tandır. Merv’deki Endak köyüyle bir ilgisi yoktur. 

Hace Hasan kendi zamanının en büyük şeyhi idi. Halkı Allah yoluna çağırma ve müridleri terbiye etme hususlannda güzel bir üslubu vardı. Vakti çok iyi değerlendirir, ibadet ve riyazetterini sünnet-i seniyyeye uygun yapardı. Hace Yusuf-i Hemedani’nin sohbetine eriştikten sonra uzun yıllar onun hizmetinde bulundu ve bunun neticesinde seçkin süfilerinden oldu. Hace Yusuf’la birlikte Bağdat ve Harizm’e gitti. 

Şeyh Sem’anî onu şöyle anlatır: 

“Benim onunla ilk karşılaşmam Merv’de, Hace Yusuf Hemedani’nin dergahında gerçekleşmişti. Ancak o zaman kendisini tanımıyordum. Daha sonra Buhara’daki görüşmemizde hizmetine girdim. Şerefli sohbetlerini ganimet saydım. O da bana üstün mertebeler ikram etti. Onun beni bereketlerine nail etmesi konusunda üstadımız ve şeyhimiz Hace Yusuf-i Hemedani’den rivayet edilen bir iki söz işittim.” 

Doğumu 462-de (1070), vefatı ise 26 Ramazan 552’de (1 Kasım 1157) vaki olmuştur. Bu takdire göre doksan yıl yaşamıştır. 

Hace Hasan hazretlerinin dedesi ilmiyle amil alimlerden Abdulkerim Endakidir. Şemsüleimme el-Hulvanî, onun en büyük öğrencisidir.

Şöyle anlatılmıştır: 

Hace Hasan Endaki, Hace Yusuf hazretlerine intisap ettikten sonra ona karşı teveccühünü en üst düzeyde tutar ve kendisine devamlı hizmette bulunur. Bu sebeple kısa zamanda öyle kuvvetli bir haIe düşer ki, zaruri ihtiyaçlarının çoğunu tedarik etmekten gafil olur ve aile fertlerinin geçimini sağlamaktan aciz kalır. Bu hal içinde olduğu sıralarda, bir gün Hace Yusuf hazretleri ona, “Siz fakirsiniz!… Çoluk çocuğunuz var?… Zaruri işlerinizi yerine getirmeniz vaciptir. Bu görevlerinizi ihmal etmemelisiniz. Şeriatın ve aklın gereği budur!” diye nasihat eder. Hace Hasan, “Benim halim budur, başka bir iş yapacak gücüm yok!” diye cevap verir. Bu cevap karşısında çok kızan Hace Yusuf hazretieri onu azarlar. 

O gece rüyasında, Hace Yusuf’a, Hak Teala’dan şu hitap erişir: “Ey Yusuf! Biz sana basaret, Hasan’a ise hem basaret hem de basiret verdik!” Yani ey Yusuf, biz sana görmen için akıl gözü, Hasan’a ise akıl gözüyle birlikte gönül gözü de ihsan ettik denmektedir. 

Hace Yusuf bu rüyadan sonra Hace Hasan’a son derece saygı duyar, hürmette kusur etmez. Ayrıca bir süre onun bu hali yasamasi gerektiğini de gördüğü rüya sayesinde anlamış olur.

Mübarek kabri, Buhara’da, Gülabad Kapısı’nın dışında, Şeyh Ebu İshak Gülabadî’nin mezarının doğu tarafındadır. Allah Teala her ikisine de rahmet etsin. 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz