Mustafa Kabuli Baba

tarafından
72
Mustafa Kabuli Baba

edirne – merkez – kabuli baba sokak

Son dönem Rifaiyye tarikatı şeyhlerinden ve divan şairlerinden olan Kabuli Mustafa Efendi, Edirne’de dünyaya gelmiştir. Doğum tarihi hakkında kaynaklarda herhangi bir bilgi mevcut değildir. Mürşidi Şeyh İbrahim Ecel’in 1192/ 1778 senesinde vefat ettiğini dikkate alırsak XVIII. asrın ortalarında dünyaya gelmiş olduğunu söyleyebiliriz.

Kabuli’nin asıl adı “Mustafa” olup, halk arasında “Kutup Mustafa Kabuli” olarak tanınmıştır. Kendisini sevenler, toplumdaki kötülükleri düzeltip, herkese nasihat ettiğinden ve herkesi her haliyle kabul edip, hoş karşıladığından dolayı “Kabuli Hazretleri” diye hitap etmişlerdir. Yine kendisi de Divan’ın da “Kabuli” mahlasını kullanmıştır. Bazı kaynaklarda da doğum yerine nisbetle “Edirnevi” olarak geçmektedir.

Ailesi ve tahsili hakkında fazla bir bilgiye sahip değiliz. Ancak Hüseyin Vassaf’ın Müraselat adlı eserinde Kabuli’nin künyesini verirken “Kabuli ibn el-Ma’nevi Muhammed” ifadesini kullandığını görmekteyiz ki, buradan da onun manevi-babasının yani mürşidinin Muhammed Sa’düddin Efendi olduğunu anlıyoruz.

Kabuli, Edirne’de okuyup yetişmiş ve mahkeme başkatibi olmuştur. Bazı kaynaklarda çobanlıkla uğraştığı belirtiliyorsa da umumi kanaat Kabuli’nin başkatiplik görevinde bulunduğu yönündedir. Aynca telif ettiği Fars lügatine dair Müşkil-Küşa adlı eseri Farsça’ya vakıf olduğunu ve iyi bir öğrenim gördüğünü ortaya koymaktadır.

Hemen kaynakların hepsinde Kabuli Mustafa Efendi‘nin mahkeme başkatipliği görevinde bulunup, muahharran Rifai tarikatına intisab ettiği ve Hazinedar Sinan Bey Mahallesi’ndeki evini dergah haline getirerek bir de kütüphane kurduğu kaydedilmektedir.

İlginizi Çekebilir  Demir Yalayan Türbesi

Ahmed Badi Efendi, Riyaz-ı Belde-i Edirne adlı eserinde Kabuli’nin şeyhleri ile ilgili olarak bize şu bilgileri de vermektedir: “Şeyh İbrahim Ecel’in yanında yetişen meşhur Divan sahibi Kabuli Mustafa ise, şeyhinin vefatından sonra Şeyh Ecel’in önde gelen halifesi ve Cisr-i Ergene (Uzunköprü)’de medfun bulunan Müftizade Sa’düddin Efendi‘den hilafet almıştır”. Buradan da anlıyoruz ki, Kabuli önce Şeyh İbrahim Ecel’e intisab etmiş ve daha sonra onun vefatıyla Uzunköprü’de faaliyetlerini yürüten Müftizade Sa’düddin Efendi‘ye intisab ederek hilafet almıştır.

Kabuli, 1244/ 1829 senesinde fani alemden ebediyet yurduna göç etmiştir. Osman Nuri Peremeci, onun 1829’da Ruslar’ın Edirne’yi işgalindeki karışıklıklar esnasında vefat ettiğini belirtmektedir. Kabuli’nin vefat tarihi ile ilgili olarak bazı kaynaklarda ise değişik tarihler verilmektedir. Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi’nde 1712/1131 olarak kaydedilirken, Tuhfe-i Naili de 1824/1132 ve Hüseyin Vassaf 1825/1133 olarak verilmektedir. Genel kanaat ise onun 1244/ 1829 senesinde vefat ettiği yönündedir.

Yine kaynakların ifade ettiğine göre, Kabuli kendi ismiyle anılan dergaha defnedilmiştir. Kabuli’nin dergahı ve türbesi yıkılmış olup, günümüze ulaşmamıştır. Tosyavizade’nin gördüğü ve Vassaf’ın ziyaret edip “ruhaniyetli” olduğunu söylediği  mezarı ise bugün Meydan Mahallesi, Kabuli Baba Sokak, No: 13’teki (Ada: 710, Parsel: 10, Pafta: 120) evin bahçesindedir.

Mezar taşında Sıdki Efendi’nin söylediği şu tarih yazıldır:
Hazret-i kutbu’z-zamani Şeyh Kabüli Mustafa
‘Alem-i ukba’ya ‘azm itdi bulub kurb-ı Hüda

İlginizi Çekebilir  Nurettin Baba

Hakka irşad eyledi ‘asrında nice münkiri
Çünki şimdi ma’nevi irşad ider subh u mesa

Nüh felek imdad idüb Sıdki dedi tarih-i tam ‘
Arifanın ka’besidir bu makam-ı bi-riya

Ayrıca 1973 Edime İl Yıllığı’nda yaklaşık kırk iki velinin türbesi ve bulunduğu mahal belirtildikten sonra şehirde daha pek çok yatır bulunduğu, bunlardan birinin de Kabuli Mustafa Efendi olduğu ifade edilmektedir. Hüseyin Vassafın verdiği bilgiye göre, Kabuli’nin Ahmed Sırri Efendi (ö. ?) isminde bir halifesi olup, bu zattan da Muhammed Ferhad Efendi (ö.?) hilafet almıştır.

Aynı zamanda hattat olan Kabuli, hüsnü hattı şeyhi İbrahim Ecel’den öğrenmiş ve ondan icazet almıştır. Küçüklü-büyüklü 273 eser istinsah ettiği belirtilen Kabuli’nin, İsmail Hakkı Bursevi’ye olan muhabbetlerinden dolayı ekseriya Ruhu’l-Beyan tefsirini yazdığı ve mezkur eserlerle birlikte tekkesine vakfettiği kaydedilmektedir. Ne yazık ki bu eserler, 1877-1878’de Ruslar’ın Edirne’yi işgal ettikleri sırada yağmalanmıştır.

Kabuli’nin telif ettiği eserlere gelince, hemen hemen onunla ilgili kaynakların hepsinde dört eserinden bahsedilmektedir. Bunlar tasavvufa dair iki risalesi olan matbu Kenzü ‘l-Esrar ve Müsiletü’l-Hidaye ile 20 cüzden mürekkep Müşkil-Küşa adlı Farsça lügati ve mürettep Divan’ıdır. Ancak yaptığımız araştırmalarda onun Risale-i Tasavvuf adlı bir eserini tespit ettik. Bu eserin Müsiletü’l-Hidaye olma ihtimali de bulunmaktadır. Dolayısıyla Risale-i Tasavvuf, Kabuli Mustafa Efendi’nin Müsiletü’l-Hidaye adlı eseri mi yoksa başka bir eser mi olduğu henüz kesinlik kazanmış değildir.

İlginizi Çekebilir  Sır Hatunlar - Yedi Kardeşler Türbesi

Kabuli Baba Tekkesi
Kabuli Baba Tekkesi olarak bilinen yapı; Meydan Mahallesi, Kabuli Baba Sokak, 3 nolu evin alanında yer almaktaydı. Tekke Rifai tarikatına bağlıdır . Kabuli Efendi’nin evi iken kütüphane ve türbe ile tekke haline getirdiği bilinen tekkeden günümüze sadece Kabilli Mustafa Efendi’nin mezarı ulaşmıştır.

Tekkenin H.1231/M.1815 yılına ait inşa kitabesi ile H.1310/M.1892 yılına ait yenileme kitabesi bulunmaktadır. H.1231/M.1815 tarihinde Şeyh Mustafa Kabulı Efendi tarafından yaptırılan tekkenin Mustafa Kabuli Efendi tarafından kaleme alınan aşağıdaki inşa kitabesi giriş kapısı üzerine konmuştur. Altı satırlık kitabenin tarih beyiti şöyledir:

“Söyledi tarih-i tamım Sub-i haktan melheman Bab-ı vaslın eyledi Hakk aşikan için küşat Sene H.1231/M 1815”

Zaman içinde tahrip olan tekke, Il. Abdülhamid tarafından H.1310/M.1892 yılında yeniden inşa edilmiştir. Bu yapımına ait yenileme kitabesi, Ahmet Badi Efendi tarafından kaleme alınmıştır. Buna göre iki satırlık kitabenin okunuşu;

“Küşadında düşürdü hendesi Badi de bir tarih
Güzel dergah-ı vala yapdı şahinşah-ı mülk ara” şeklindedir.

Mimarisi hakkında yeterli bilgi edinemediğimiz tekke, 27 Mart 1930 tarihinde 218 numaralı kararla satılığa çıkartılıp 17 Nisan 1930 tarihinde 232 numaralı kararla 66 liraya Hasan oğlu Topal Mehmed ‘e satılmıştır.

Günümüzde, Meydan Mahallesi Kabuli Baba Sokak 3 nolu evin bahçesinde Şeyh Kabuli Efendi’nin mezarı bulunmaktadır.

Kaynak ; Edirne Tekkeleri , N. Çiçek Akçıl , Edirne Valiliği Kültür yayınları