Kaysül Hamedani hazretleri

tarafından
1499
Kaysül Hamedani hazretleri

Kaysül Hamedani hazretlerinin kabri ; Kastamonu – Merkez’de hepkebirler camii minaresinin hemen altında

Hepkebirler Camii’nin doğu ve batı bitişiğinde olmak üzere iki türbe vardır. Batı bitişiğinde bulunan türbe, 3×7 metre ebadında olup altı pencereden ışık al­maktadır. Kapısı kıble tarafındadır. Son tamirde tabanı seramikle kaplanmıştır. Tavanı ahşap, çatısı kiremitle örtülüdür. İçinde dört adet ahşap sanduka vardır. Bakana göre sağ başta bulunan san­duka ahşap şebeke içerisine alınmıştır. Bu zatın ashabtan Kays-ül Hemedani As­gar isimli sahabe olduğuna inanılmaktadır.

Türbenin mimari özellikleri ve civarındaki mezar taşlarının üslubu, burası­nın yörenin en eski mezarlıklarından birisi olduğunu göstermekle beraber henüz hakkında yazılı bir kaynağa tesadüf edilememiştir. Halk, adını sanını bilmediği halde nesilden nesile aktarılan bilgilere istinaden sahabe olarak bildiği bu zata ve civarındakilere hürmette kusur etmemiş, ona gösterilen saygının Hakka yakınlı­ğa vesile olacağı inancını muhafaza etmiştir.

Bu zatın ismi hakkında bugüne kadar ulaşılabilen tek kaynak Yalova’nın Gü­ney Köyü’nde medfun Nakşibendi Şeyhi Şerafeddin Efendi tarafından 1911 yı­lında verilen bilgilerdir.

İlginizi Çekebilir  Seyyid Mükremiddin - Emir Sultan

Kaysü’l Hemedani isimli iki kardeş olduğunu ifade eden ve Hazreti Hasan’a (ra) yakınlığıyla bilinen büyük kardeş Kaysü’l Hemedani Ekber hakkında bilgi­ler veren Şerafeddin Efendi, Küçük kardeş Kaysü’l Hemedani Asgar hazretleri­nin ise Eyüp Sultan (ra) hazretleriyle beraber Anadolu’ya geldiğini ve onun işa­retiyle Kastamonu’yu teşrif ettiğini bildirmektedir.

Kays-ül Hemedani (ra) adı, sahabeler hakkında bilgi veren Hafız Şemseddin Zehebi’nin “Tecrid-i Esmfü’s Sahabe” isimli eserinde (Beyrut; Darü’l Ma’rife 2/262) geçmekte ancak hayatı hakkında bilgi verilmemektedir. Bu durumda Şerafeddin Efendi tarafından verilen ve halkın zihnine yerleşmiş olan bilgilerin noksan ol­makla beraber doğruluğu hakkında şüpheye mahal yoktur.

Hepkebirler Türbesinde medfun bulunan bu zevat, Peygamberimizin, “Üm­metimin en hayırlı nesli benim asrımdakilerdlr. Sonra bunu takip eden nesli, sonra da onu takip eden nesildir” hadis-i şerifiyle methedilen züm­reye dahildir. Bitişiğinde bulunduğu cami ve aynı mahalle, kendilerine izafeten Hepkebir­ler adıyla anılmaktadır. Kebir, Arapça büyük demektir. Daha ziyade Peygambe­rimizi dünya gözüyle gören sahabe ve onlardan sonraki asırda yaşayan evlatları olan tabiin zümresi bu sıfatla anılırlar.

İlginizi Çekebilir  Taraklı Sultan

Ebu Eyyüb El-Ensari‘nin şehadet tarihi 59/678 yılı olduğuna göre Kaysü’l Hemedani Hazretlerinin Kastamonu’yu teşrif tarihleri de buna yakın olmalıdır. Ancak o sıralarda bölge henüz Müslüman değildir. Hazretin buraya ne suretle geldiği, burada hangi şartlarda ve nasıl yaşayıp vefat ettiği hususları müphemdir. Maamafih Hulefa-i Raşidin devrinden itibaren ashabın irşad maksadıyla ge­ ek gruplar halinde gerekse ferdi olarak çeşitli bölgelere dağıldıkları malumdur. Bu zatın teşrifini de aynı sebebe bağlamak mümkündür. Bu şekilde dünyanın çeşitli yörelerine dağılan sahabe hazeratının gayrimüslim milletler tarafından da genellikle hürmet ve ikram gördükleri bir vakıadır. Nitekim Eyüp Sultan Hazret­lerinin kabrini fetihten önceki yıllarda Hıristiyanların ziyaret ettikleri tarihçiler ta­rafından zikredilmektedir. Hatta Bizans zamanında İstanbul ve civarında kıtlık ve kuraklık olduğu dönemlerde Hıristiyanlar hazreti Ebu Eyyub’un kabri etrafında toplanırlar ve onun yüzü suyu hürmetine niyazda bulunurlardı.

İlginizi Çekebilir  Hüseyinoğlu Türbesi

Son zamanlara kadar önündeki yoldan sarhoşların geçemediği; yola çıkıntısı olduğu gerekçesiyle geri çekmek için mezarların kaldırılma teşebbüslerinin ama­cına ulaşamadığı vb. tasarrufları ile bilinen türbenin, halkımızın gönlünde müs­tesna bir yeri vardır.

Kaysü’l Hemedani Asgar hazretlerinin büyük kardeşi olan Kaysü’l Hemadani Ekber Hazretleri peygamberimizin sevgili torunu Hz. Hasan (RA)’a yapmış oldu­ğu hizmetlerinden ötürü rüyasında Resulullah efendimizin, “Ey Kays! Benim ev­ladıma ettiğin ihsana karşılık ben de kıyamet gününde seni yüzyirmidörtbin pey­gambere göstererek, “Ashabımdan Kaysü’I Hemedani’ye bakın!” Diye izzetlen­ direceğim” müjdesine nail olmuş bir zattır.

Türbede medfun olanlardan birisinin de Hamza-i Yümini adında bir zat oldu­ğu söylenir ise de bu zat hakkında bilgi elde edilememiştir.

Kaynak
Kastamonu Camileri – Türbeleri – ve diğer Tarihi Eserler – Fazıl Çifçi – Kastamonu Belediyesi