Hacı Hafız Recep Ese Tosyevi

tarafından
107
Hacı Hafız Recep Ese Tosyevi

kastamonu  – tosya – 

Hacı Hafız Recep Ese, 1934 yılı Temmuz ayında Kastamonu’nun dostlar şehri Tosya’da dünyaya gelir. Babasının ismi Hüseyin, annesinin ismi Emine’dir. Babası Semerci Sarı Hüseyin lakaplı Hüseyin Ese’dir. Anne ve baba tarafından soyları Hz. Hüseyin (radıyallahu anh) Efendimiz’e uzanmakta olup seyyiddir.

İlköğrenimini 1941-1946 yılları arasında İnönü İlköğretim mektebinde tamamlar. İlköğrenimini tamamladıktan sonra hafızlığa çalışmaya başlar. Bunun için zamanının meşhur hafızlarından olan Kurra Hafızı Çaybaşılı Mustafa Efendi ve Hafız Rahmi Çatıkkaş Efendi’den, Yeni Cami adıyla bilinen Mer’aş-i Abdurrahman Paşa Cami’nde Kur’an-ı Kerim dersleri görür. Hafızlık öğrenimini iki yıl gibi kısa bir sürede tamamlar ve 1950’de yapılan bir merasimle icazetini alır. Hafızlık eğitiminin bitince İstanbul Vefa Lisesi’nin ortaokul kısmında okumaya başlar. Ancak iki yıl sonra okulu bırakır. “Ne yapayım diye düşünmek, niye yaptım diye pişman olmaktan iyidir.” düşüncesiyle hareket eden Hacı Hafız Recep Efendi’nin öğrenimini yarıda bırakması onu etkilemez, aksine ilme ilgisini artırır.

Arapça öğrenmeye çok meraklıdır ve yaşamında en üst seviyeye çıkar. Yaşamı boyunca kendini din ilimlerini öğrenmeye adar. Önceleri Tosya’ya müftü olarak atanan Ahmet Serdaroğlu Hoca Efendi’den, ondan sonra da Lütfi Şentürk Hoca Efendi’den dersler alır. 1955-1957 tarihleri arasında askerliğini Siirt ve Malatya’da yapar. 1957 yılında askerden dönen Recep Efendi, baba mesleği olan semerciliğe başlar. Bu dönemlerde sabah namazlarından önce Pazar Cami ve Yeni Cami’de mukabele okumaya devam eder.

Askerlik görevini tamamlamasının ardından öğrenim ve çalışma hayatını kaldığı yerden sürdürür. 1959 yılında Tevhide Hanım ile evlenir. Bu evlilikten Abdullah (1960) ve Said (1962) adlarında iki çocukları dünyaya gelir. 1960 yılında Lütfi Şentürk Hoca Efendi başka bir yere tayin edilir. Bu sırada Ilgazlı Hacı Hafız Ahmet Efendi’nin kendini okutmak istediği talebini aileye iletir. Aynı yıl Ilgaz-Kaleköyü’nde köy imamlığı ile görevlendirilir. Ilgaz’da kaldığı süre boyunca ilim tahsili için her sabah 6 km yürüyerek Ilgazlı Hacı Ahmet Efendi’den sarf, nahiv, fıkıh, tefsir, kelam, hadis, ahlak ve tasavvuf gibi zahiri ve batini dersler alır ve öğlen namazından önce tekrar köye döner. Bu şekilde yaklaşık 16 yıl devam eder.

8 Aralık 1975’te Ilgazlı Hacı Ahmet Efendi’nin irtihalinden sonra hilafet görevini alır. Hacı Hafız Recep Efendi 30 Mayıs 1976’ya kadar Kaleköy’deki imam hatiplik görevine devam eder. Sonra görevinden istifa ederek Tosya’ya yerleşir. 3 Ocak 2008’de ise vefat etmiş olup kabri Tosya’dadır. Kendisi Mevlana Halidi Bağdadi’nin Halidiyye risalesini “Tasavvufta Edep, Erkan ve Yol Alma Hususları” adıyla terceme etmiştir.,

Veda Vasiyetnamesi

Şu vasiyetname; Hak Teâlâ’nın varlığına ve birliğine cümle noksan sıfatlardan münezzeh ve kemal sıfatlarıyla muttasıf olduğuna ve Muhammed Aleyhisselâm’ ın Hak Peygamber olup canib-i manevisinden haber verdiği şeylerin cümlesine kalp ile inanıp dil ile ikrar eden Hüseyin Oğlu Recep ESE ‘ nindir.

İlginizi Çekebilir  Muzaffereddin Gazi

Ey kardeşlerim! Bu fani dünyaya aldanmayın. Zira her doğan ölecektir, her gelen gidecektir. Bu yolculuk bize de vardır. Fırsat elde, vücut sıhhatte iken tövbe istiğfar edip, Hakkullah’ı ve Hakkı İbadiyi ( kul hakkını ) üzerinizden giderin. Benim gibi gafil olmayın. “ Ölüm zamanında Allahu Teâlâ’ya hüsnü zan ederek can veriniz. “ diyen peygamberimizdir.
İnsan, hayatında korkusu ümidinden; ölüm zamanında ise ümidi korkusundan çok olmalıdır. Allahu Teâlâ’nın af ve mağfireti sonsuzdur. Rahmetin deryası andan çok büyüktür, gam yemem diye ümidvâr olmaya çalışmalı.

Hadis-Şerifte geldi ki “ Bir mü’minin vasiyetsiz iki gece geçirmesi helâl değildir “. İslama uygun vasiyet edip saadet-i ebediyeye, Muhammed Aleyhisselâtü vesselâm Efendimizin şefaatine kavuşmak cümlemize nasip eylesin.

Evlâdıma, ahbâb-ı yâranıma vasiyetim odur ki; Kelime-i Tevhidi telkin etsinler , “ Söyle” diye ısrar edip zorlamasınlar. Zekarât-ı mevt ( ölüm acısı ) , bin kılıç darbesinden acıdır. Bir mü’min can verirken “ Lâ ilâhe illâllah “ derse canı rahat bulur. Yüzü nurlu olup ve can verme acısı duymaz. Yanımda bulunan dost ve ahbaplarım bana hayır dua edip, saadet ve imanla gitmem için duada bulunsunlar. Tövbe etmeyi hatırlatsınlar.

Bedenimi temizleyip tırnak, koltuk, kasık ve traş olmayı ve diğer sünnet olan şeyleri hatırlatmayı ihmal etmesinler. Mümkünse gusül, değilse abdest aldırsınlar. “ Can alıcı melek kendisine geldiği zaman abdestli bulunan kimse şehitlik mertebesine kavuşur.” Buyruldu. Kıbleye döndürülüp sağ yanıma yatırsınlar. Güzel kokulu buhur yakıp, kötü kokuları gidersinler. Yasin-i Şerif suresini okumayı ihmal etmesinler. Ölürken yanıma kadın ve çocuk koymasınlar. Salih din kardeşlerim yanımda bulunup, silsile-yi şerifi okusunlar. Ruhum kabzolunca, gözlerimi kapayıp, çenemi ve ayaklarımı bağlasınlar. Eğer bulunursa arkadaşlarım yıkayıp, ağzıma su kaçırmasınlar. Bütün bedenime kâfuri ile hazırlanmış suyu döksünler. Kefenimin içinde bulunan tefârik gül esansı ile zemzemi karıştırıp yüzüme ve azalarıma koysunlar.

Arkamdan feryad – ı figan edip ağlamasınlar. En kısa zamanda devir muamelesini yapmayı ihmal etmesinler. Sala verilmesin. Sonra zamanında namazımı kılıp defnetmeye çalışsınlar. Cenazemi mezarlığa götürürken, arkamdan tekbir, tehlil getirmesinler. Bıraktığım meblağı alıp beyan olunduğu üzere sarf eyleyin. Devre oturanlar fakir ve salih kimselerden olsun. Zira o verilen paralar o fakirin kendi malı olur.

Defnetmeden önce, devir muamelesini yerine getiriniz. Kabrimin derinliği boyumca olsun. Eni, yarısı kadar olsun. Tamamı kazıldıktan sonra kıble tarafına bedenim girecek kadar geniş ve derin kazsınlar, buna Lâhit derler. Mümkün ise yapınız. “ Lâhit, bizim içindir; yarık, bizden olmayanlar içindir. “ buyruldu. Ancak, toprak yumuşak ve gevşek ise müstesnadır.

Yedinci günü, kırkıncı ve elli ikinci günü diye bir şey yoktur. Yapmak mekruhtur. Böyle bir şey yapılmaz. Yalnız, gün saymadan kolayına giden her gün bir sadaka vermesi yerinde olur. Nefislerimin kötülüğünden, amellerimizdeki günahlardan ve kabirde korkmaktan Allahu Teâlâ’ya sığınırız. Hadis-i Şerifte geldi ki ; “ Herkesin gökte iki kapısı vardır : Birinden rızkı iner, diğerinden iyi ameli yukarı çıkar. Ölünce o kapılar kapanır. Bir mü’min ölünce namaz kıldığı yerler bir birine seslenip “ filan mü’min vefat etmiş” deyip ağlarlar. Gök ve yer de ağlayıp, secde ettiği yer, bulunduğu mekânda matem tutarlar ve bu yerler kıyamet günü hüsn-ü haline şahitlik yaparlar. “

İlginizi Çekebilir  Necmeddin İmad

İmam-ı Tırmizî, Şerh-i Sudur’unda, Huzeyfe Hazretlerinden bildirdi buyurdu ki ; “ Kabirde ve ahrette hesap vardır. Kabirde hesap olunan kurtulur, kıyamette hesap olan azap görür. “ Kabir azabından ve cehennem azabından Rabbime sığınırız. Muhammed Sallallahü aleyhi vessellem’in ümmeti olup, şefaat-i uzmaya nâil ve Liva-ül Hamd sancağı altında cümlemizi haşr ü cem eylemesini Allahu Teâlâ’dan niyaz ederim.

Mezarımın üstünü mermer gibi ziynetli şeylerle tezyin etmeyiniz. Gül ve sedir ağacı dikmek münasip olur.
Cümle akraba ve dostlarım haklarını helâl etsinler.

BÂKİ HÜDAYA EMANET OLUNUZ.

Evlatlarıma vasiyetim odur ki;

1. Siyasetle uzaktan yakından ilişkiniz olmasın. Çünkü siyaset, bulaşıcı hastalık gibidir. Telâfisi mümkün olmaz. Karşı taraftaki melek gibi adamı şeytan gibi, kendi safındaki şeytan gibi adamı melek göstermeye çalışmak ve bundan hâsıl olan vebali herkesin taşıması mümkün değildir.

2. Dünürlük işine karışmayın. Annesi-babası evlâdını en iyi bilendir. Israr etmeye lüzum yoktur. Herkesi kendi haline bırakmak lazımdır.

3. Orduya ve hükümet başkanına kötü söylemeyin. Beddua etmek millete zarardır. Milletin aynası hükümettir. O halde fertler kendini düzeltmeli, iyi olmaya çalışmalıdır. Suçu hep başkasında ararız. Hâlbuki kendimizde arayıp tövbekâr olmak lazımdır. İnsan güneş gibi olup herkesin üzerine doğmalıdır. Su gibi lâtif, toprak gibi mütevazı olursak dünyada rahat ve huzur, ahrette ise saadete nail oluruz.

4. Gizli aşikâre Allah’tan kork. İstikamet üzere ol. Kimseyi hor-hakir görme. Allah’ı taksimine razı olan kimse kaybettiği şeyden dolayı üzülmez. Nefsinin arzu ve isteklerini terk eden hür olur. Hasedi bırakanı insanlar sever. Kişinin kendini beğenmesi, aklının zayıf olduğuna alâmettir. Bir işi ‘’ Ne yapayım’ diye düşünmek; ‘’Niye yaptım’’ diye pişman olmaktan daha iyidir. Yorulmadan rahatlık olmaz.

5. Çocuklarına iyi muamele et. Eve gelince çocuk gibi ol. Saadet ve huzurda daim ve kâim ol.

ÇOCUKLARIMA VASİYETİMDİR;

Dünya malı için birbirinize darılmayın. Şimdiye kadar o mal ile mi geçindiniz. Aldatırsan da kardeşini aldatırsın, aldansan da kardeşine aldanırsın, başkasına değil. Bunlar hayal ürünüdür. Hoşgörü ile davranın.

Dünya malı küllükte bulunan bir kemik parçasına benzer. ‘’ Sen alacaksın, ben alacağım’’ diyerekten vakit geçirirler; nihayet onlara da yaramaz. Şayet o bölsün öbürü alsın, öbürü bölsün sen al.

İlginizi Çekebilir  Şeyh İbrahim Hakkı Efendi

Kadın kocasının zulmünden değil, aldırışsızlığından üzülür. Kıymetini iyi bilin. Daha şimdi anlayamazsınız. Her şeyi müşavere yolu ile halletmeye çalışın. Hani bir zamanlar babanız ne oldu?

İnşaallah Cennette beraber oluruz. Cenab-ı Hâk cümlemize iman nasip eylesin. Dünyanın geçici varlığına aldanıp, fâni hayatta gaflete dalmak, kâr-ı akıl değildir.

Sofranıza oturan doysun. Herkese hoş davranın. Ailenize sert muameleden çekinin. Bu yolculuk bugün bana ise yarın sizedir. Ayağınızı yorganınıza göre uzatın. Birgivî’ yi okumaktan geri kalmayın. Ehl-i Sünnet itikadını tahsil edip, ona göre yaşayınız. Şiârınız Ehl-i Sünnet olsun. Şiârınız Mürşidinizdir. Başka bir şey aramanıza gerek yoktur.

Dualarımız; iki cihanda yüzünüz ak olsun. Cümlenize hakkımı helal ettim, siz de ediniz. Ihvân-ı yârana selam ve dua da bulunuruz. Onlara da hakkımı helal ettim.

BÂKİ HÜDAYA EMANET OLUNUZ.

Recep ESE

08.01.2007
Pazartesi
13.45

1. Bu iş burada bitmiştir.
Bundan sonra herkes İmam-ı Azam mezhebine tâbi olarak yaşasın.
2. Kardeşler arasında ufak tefek şeyler için nizak fezak yapmayın. Kardeşçe iyi geçinin.
3. Namazınızı geciktirmeden kılınız. Dünya ve ahret Allah’a kul olalım. (olun)
Bu dünya fanidir. Hepsi senin olsa ne olacak. Baki Hüda’ya emanet olunuz.

Babanız
Recep ESE

Hacı Hafız Recep Ese Tosyevi Silsile-i Şerifi
1. Hz. Seyyid-i Kâinât Muhammed-i Mustafa (sas.)
2. Hz. Ebu Bekir (ra.)
3. Hz. Selman-ı Farisi (ra.)
4. Hz. Kasım İbni Muhammed (ks.)
5. Hz. Cafer-i Sadık (ks.)
6. Hz. Bayezid-i Bistami (ks.)
7. Hz. Ebu’l-Hasen-i Harakani (ks.)
8. Hz. Ebu Ali-i Faremedi (ks.)
9. Hz. Yusuf-ı Hemedani (ks.)
10. Hz. Abdülhalık-ı Gücdüvani (ks.)
11. Hz. Ârif-i Rivgerî (ks.)
12. Hz. Mahmud İncir-i Fağnevi (ks.)
13. Hz. Ali-i Râmiteni (ks.)
14. Hz. Muhammed Baba-ı Semmâsi (ks.)
15. Hz. Emir Külâl (ks.)
16. Hz. Şâh-ı Nakşibend Muhammed Bahâüddîn (ks.)
17. Hz. Alâeddin-i Attar (ks.)
18. Hz. Yakub-ı Çerhi (ks.)
19. Hz. Ubeydullah-ı Ahrar (ks.)
20. Hz. Kadı Muhammed Zâhid (ks.)
21. Hz. Muhammed Derviş (ks.)
22. Hz. Hacegi-i Emkenegi (ks.)
23. Hz. Muhammed Bâkibillah (ks.)
24. Hz. İmam Rabbani Ahmed Faruk es-Serhendi (ks.)
25. Hz. Muhammed Masum (ks.)
26. Hz. Şeyh Seyfüddin (ks.)
27. Hz. Seyyid Nur Muhammed-i Bedayuni (ks.)
28. Hz. Şemsüddin Can-ı Canan-ı Mazhar (ks.)
29. Hz. Şeyh Abdullah-ı Dehlevi (ks.)
30. Hz. Mevlana Ziyaüddin Halid-i Bağdadi (ks.)
30- Hz. Muhammed Kudsi Bozkıri (ks.)
31- Hz. Seydişehirli Hacı Abdullah Efendi (ks.)
32- Hz. Kastamonulu Hacı Merdan Efendi (ks.)
33- Hz. Yapraklalı Hacı Mustafa Okutan (ks.)
34- Hz. Ilgazlı Hacı Ahmet Efendi (ks.)
35- Hz. Hacı Hafız Recep Ese Tosyevi (ks.)