Şeyh Seyda Muhammed Emin El Hayderi

tarafından
1924
Şeyh Seyda Muhammed Emin El Hayderi

Seyda Muhammed Emin el-Haydari 1927’de Mardin Nusaybin İlçesine bağlı Kalecik köyünde dünyaya teşrif eylemiş, 2003 yılı baharında 76 yaşındayken hakkın rahmetine kavuşmuştur. Babası Seyda Molla Ahmed el-Hayderî (1887-1937), annesi ise Molla Ali Koçerî’nin kızı Sıddıka hanımdır. Babası Patnos, Erciş ve Dedeli bölgelerinde bulunan Hayderî aşiretinden olup, birinci dünya savaşında doğu cephesinde savaşmış, yaralanınca terhis edilmiş, rusların böl- geyi işgal etmesi üzerine ailesiyle birlikte Nusaybin ilçesine göç etmiştir. Seyda Muhammed Emin el-Hayderî henüz on yaşındayken, babası birinci dünya savaşında aldığı yaranın etkisiyle hakkın rahmetine kavuşmuştur. Babası vefatından önce ailesini toplayarak, kendilerine ilim dışında bir miras bırakmadığını ve ilme adanmalarını vasiyet etmiştir.

Seyda Muhammed Emin el-Hayderi pederinin vasiyeti ve validesinin yönlendirmesiyle, henüz on yaşındayken 1937’de eğitim için Suriye Kamışlı beldesine bağlı Hazna köyüne gitmiş, orada Şeyh Ahmed el-Haznevi hazretlerinin (ö.1949) maiyetindeki “Hazna Medresesine” iltihak etmiş, on yıllık bir tedrisat sürecinden sonra 1947 yılında Seyda Abdurrezzak el-Heleli’den icazet almıştır. Buna göre yaklaşık 12 yıl Şeyh Ahmed el-Haznevînin medresesinde, yine onun maiyetinde ilmi ve tasavvufi bir eğitim almıştır. İlim ve tasavvuf alanında Şeyh Ahmed el-Haznevî’nin tasavvufi/manevi hayatının terbiyesinde yetişmiş ve adım adım kendisini takip etmek suretiyle onun maneviyatını özümsemiştir. İcazetnamesini aldıktan sonra yaklaşık 3 yıl Hazna köyünde müderrislik yapmış ve 1950’de Türkiye’ye geri dönmüştür.

Türkiye’de Mardin’e bağlı Nusaybin, Midyat ve Kızıltepe ilçelerinde, Diyarbakır Silvan’a bağlı çeşitli köylerde müderrislik, ilim, tasavvuf ve irşad faaliyetlerinde bulunmuştur. Son olarak 1982’de Diyarbakır Silvan Bereketli köyünde müderrisliğe başlayarak çok sayıda tasavvuf, ilim ve irfan ehli talebe yetiştirmiş, talebelerini irşad için farklı bölgelere göndermiştir. Seyda Muhammed Emin el-Hayderî, irşad için belirli aralıklarla Diyarbakır ve çevresine seyahate çıkardı. Bu çerçevede Bingöl Genç İlçesine, Ilıcalar beldesine ve Dik köyüne gelerek çok sayıda insanın tövbe et- mesine, tasavvufa intisap ederek hidayet bulmasına, ilim, ahlak ve maneviyatta yol almasına vesile olmuştur.

İlginizi Çekebilir  Sultan Suç'a

Seyda Muhammed Hayderî’nin Tasavvufî Yönü

Seyda Muhammed Emin el-Hayderî ve oğlu Şeyh Ahmed el-Hayderî’nin Hâlid-i Nakşibendî’ye intisap silsilesi şu şekildedir: Silsile-i Şerifi 
Şeyh Seyda Muhammed Emin el-Hayderî, Şeyh Ahmed el-Haznevî medresesinde ve yine onun maiyetinde Şeyh Seyda Abdurrezak el-Helelî’den icazet almıştır. Seyda Hayderî, Şeyh Ahmed Haznevî’nin vefatından sonra Şeyh Ma- sum vasıtasıyla seyr-sulûk derslerine başlar, bilahare Şeyh Ahmed Haznevî’nin oğlu Şeyh Alaeddin Haznevî vasıtasıyla tasavvufî icazet alır. Bu açıdan kendisi ve medresesi ilmi/tasavvufî açıdan Hâlid-i Nakşibendî geleneğine Şeyh Abdurrezzak el-Helelî, Şeyh Alaeddin Haznevî ve Şeyh Ahmed el-Haznevî halkasıyla intisap etmektedir.

Seyda Hayderî Şeyh Alaeddin ve Haznevî ailesine büyük bir sevgi saygıyla bağlıydı. Hazna köyüne gittiğinden “ben burada müridim der” ve herzamankinden daha mütevazi davranır, öyle ki Haznevî ailesinden mutasavvıf kimseler kendisini ziyarete geldiğinde sarığını çıkarır, sizin yanınızda benim şeyhliğim olmaz derdi. Şeyh Alaeddin Haznevî’ye büyük bir sevgiyle bağlıydı. Öyle ki onun vefatından sonra büyük bir üzüntüye kapılmış, manevi rehberin firkatinden kaynaklanan derin bir hüzünle onun hakkında tasavvufun derin izlerini taşıyan kasideler nazmetmiştir. Yüksek bir maneviyatı, derin bir bağlılığı, sevgiyi, hüznü içeren, tasavvuftaki deruni ilahi aşkı, derin bir peygamber sevgisini, hazna medresesine ve mürşide olan derin sevgi bağlılığın yanı sıra çeşitli tasavvufî temaları yine edebi ve derin tasavvufî imgelerle dile getiren bu kasideler, tasavvuf çevrelerinde mütalaa edilmektedir. Tasavvufî konularda ele aldığı Divan, Seyda Hayderî’nin deruni takvasını, yüksek mane- viyatını ve velayetini yansıtmaktadır. Günümüzde faaliyetlerine devam eden Hayderi medresesi ilim ve tasavvuf/maneviyat açısından Hazna medresesinin bir şubesidir. Hâlidî Nakşibendî mecrasında Hayderî Medresesine kaynaklık eden Hazna Medresesi bilahare ele alınacaktır.

İlginizi Çekebilir  Nebi Harun-i Asefi (k.s.)

Seyda Hayderî’nin Eserleri

Seyda Muhammed Emin el-Hayderî, zahir ve batın ilimleri toplayan, ilim fıkıh ve tasavvufu şahsında meleke haline getirmiş, sünnete bağlılığı ve nebevi ahlakıyla peygamber aşığı bir mutasavvıf, alim, edip, müellif ve müderris olmakla birlikte, bölgenin manen ihya ve inşası konusunda Hâlidî geleneğinin misyonunu icra eden güçlü halkalarından biriydi. Merhum pederi Molla Ahmed Hayderî’nin ve kendisinin tasavvufi şiir ve kasideleri ihtiva eden “Diwan a Hayderî” isimli kitabı müstakil bir şekilde basılmıştır. Seyda Hayderî temel itikadi bilgileri ihtiva eden “Eqida İmanê”, Hz. Peygamberin dünyaya teşrifi serencâmını ve medhini konu alan “Mewlud a Nebi” isimli bir mevlit kitabı, Hz. Peygamber’in doğumunu ve kısaca hayatını nazım ve nesir üslubunda ele alan “Mewlidu’n-Nebî” isimli bir risale, temel fıkıh/ilmihal bilgilerini ihtiva eden “Werdu’l-Etfâl” isimli bir eser telif etmiş ve bu eserler Diyarbakır’da Mektebet-u Seyda yayınevi tarafından, Tuhfetu’l-Hayderî ismiyle bir araya getirilmiş ve tek kitap halinde basılmıştır.16 Hayderî yalnızca zikredilen yazılı eserlerin yanı sıra, kendisinden geriye köklü bir medrese, ilim, tasavvuf ve irşad geleneğini de miras bırakmıştır.

Vefatı ve Hayderî Medresesinin Günümüzdeki Durumu

Seyda Muhammed Emin el-Hayderî Bereketli medresesini tamamladıktan sonra, 2000 yıllarına doğru Diyarbakır’a 15 km. mesafelik bir mevkide, yeni bir ilim/tasavvuf merkezinin temellerini atmıştır. Hayderî külliyesi Bingöl- Diyarbakır yolunda, Diyarbakır’a 15 km. lik bir mesafededir. 2003’te vefat eden Şeyh Seyda Muhammed Emin el-Haydarî’nin kabri şerifi bu külliyenin sınırları içindedir. Şeyh Muhammed Emin Hayderî’nin ilmî, tasavvufî ve manevî mirası, toprağa düşerek filizlenen bir tohum misali, onun vefatından sonra etrafa dal budak salmıştır. Nitekim vefatına yakın zamanlarda “benden sonra ilmi/tasavvufî hizmet gelişecek, inkişaf ederek etrafa dal budak salacaktır” demiştir. Kendisinden sonra tedris ve irşad kürsüsüne geçen oğlu Şeyh Seyda Ahmed el-Hayderî ilim, irşad ve tasavvuf mecrasında faaliyetleriyle pederini tasdik etmiştir. Seyda Ahmed el- Hayderî henüz babası hayattayken ilmi icazetnamesini aldıktan sonra, tarikat derslerini, tasavvufî seyr-u sulûk sürecini tamamlamıştır. Bunun üzerine ba- bası, Seyda Ahmed Hayderî’yi yanına alarak Şeyh Ahmed el-Haznevî’nin oğlu Şeyh Abdulğani el-Haznevi’ye götürmüş ve ondan halifelik talep etmiştir. Şeyh Abdulğani el-Haznevî, Şeyh Muhammed Emin el-Haydarî ile birlikte Seyda Ahmed el-Hayderî’ye halifelik vermiş, o da pederinden aldığı ilmi ve tasavvufî mirası geliştirerek günümüze taşımıştır. Seyda Ahmed el-Hayderî Diyarbakır merkezli olmak üzere Bingöl, Muş, Mardin, Urfa, Adana ve İstanbul’daki ilim ve tasavvuf merkezli irşad faaliyetlerine devam etmekte, irşad faaliyeti kapsamında belirli aralıklarla Bingöl’e, Bingöl’e bağlı Ilıca beldesine, Dik köyüne ve Genç ilçesine gelmektedir. Dik köyünde uzun yıllar boyunca medrese ilimleri okutan, tarikat ve irşad faaliyeti yürüten merhum Molla Zeki efendi, henüz ha- yatta olan Molla Heybet, Molla Halim ve Molla Muhammed efendiler ilim ve tasavvufta Hayderî medresesine bağlıdır.

İlginizi Çekebilir  Şeyh Sadık Ali – Sarı Saltuk

Seyda Ahmed el-Hayderî, Silvan karayolu üzerinde Diyarbakır’a 15 km. mesafelik bir mevkide, pederinin hayattayken başlattığı ilim ve tasavvuf külliyesini tamamlamış, Hayderî medresesini nicelik ve nitelik bakımından geliştirmiştir. Belirtilen mevkide cami, lojman ve yedi katlı bir medrese inşaatını tamamlamış, pederinin medrese, tasavvuf, ilim ve fıkıh geleneğini güçlendirerek devam ettirmiştir. Haznevî medresesinin bir şubesi olan Hayderî medresesi merkez olmak üzere Diyarbakır, Adana, Muş, Mardin, Urfa ve İstanbul’da yaklaşık 15 adet şube açmış ve faaliyete geçirmiştir. Bu şubelerden bir kısmı külliye vasfındadır.

Kaynak ; Mevlana Halid Bağdadi sempozyumu , 04-05 Mayıs 2017 , Günümüzde Halidi Geleneğinde Fıkıh ve Tasavvuf İlişkisi ( Seyda Muhammed Emin El Hayderi- Medresesi Örneği) , Ramazan Korkut