Resmi kaynaklara göre Molla Muhyiddîn el-Hâvelî, 01.07.1896 Siirt ilinin Baykan ilçesinin Garzan denilen bölgesinin Ormanpınar (Bilvanîs) köyü doğumlu görünmektedir. Bununla beraber el-Mektûbât adlı eseri ve çocuklarının kendisinden aktararak verdikleri bilgilere göre 1909 yılında dünyaya geldiği anlaşılmaktadır. Annesinin adı Halime, babasının adı Ali’dir. Babası halk arasında Molla Ali diye bilinmektedir.

Molla Muhyiddîn el-Hâvelî’nin ailesi aslen Irak’ın Süleymaniye şehrine bağlı Berzenc köyündendir. Dedeleri oradan yaklaşık olarak 150-200 sene (8-9 göbek) önce bilinmeyen bazı sebeplerden ötürü Gercüş ilçesi Vergili (Becirman) köyüne göç etmiş ve burada yaşamaya devam etmişlerdir. Daha sonra Siirt’in Baykan ilçesinin Ormanpınar (Bilvanîs) köyüne taşınmışlardır.

Molla Muhyiddîn el-Hâvelî, Baykan Bilvanîs köyünden olup, medrese tahsilini, Oğin, Norşin ve Çır (Çukurca)’da tamamlamıştır. İlk derslerini de Baykan ilçesine bağlı Siyan köyünde imamlık görevini ifa eden babasından almaya başlamıştır. el-Hâvelî, daha sonraki eğitimine kayınpederi de olacak Molla Alâüddîn’in(ö. ?) yanında Baykan ilçesine bağlı Çır (Çukurca) köyünde devam etmiştir. Bir ay Norşin’de Hazret’in torunu Molla Cemâleddîn’den, bir ay da Kozluk ilçesinde Molla Reşid Arıncî’den ders almıştır. Geriye kalan eğitimini kayın pederi Molla Alâüddîn’in rahle-i tedrisinden geçerek tamamlamıştır. Medrese eğitimini 17 yaşında bitirerek Molla Alâüddîn’den icazetnamesini almış ve bundan sonra 3 yıl süreyle hocasıyla birlikte aynı medresede ders vermeye başlamıştır.

el-Hâvelî, 22 yaşından itibaren tasavvufî ve ilmî çalışmalarını Şeyh Abdülhakim el-Hüseynî (1902/1972) (Menzil Şeyhi M. Raşit Erol’un(1930/1993) babası) ile birlikte zamanın meşhur mutasavvıflarından, Suriye’de ikamet eden Şeyh Ahmed Haznevî’nin (1886/1950) yanında sürdürmüş, şeyhinin vefatı üzerine, Norşinli Şeyh M. Maşuk’un yanında tasavvuf eğitimini tamamlayıp hilafetini ondan almıştır.

Norşin medresesinin mürşid ve müderrislerinin birbirlerine yazdıkları mektuplar incelendiğinde, bölge halkının günlük hayatta karşılaştığı sorunlarla ilgili çok sayıda fetva ve açıklamayı ihtiva ettikleri görülecektir. Bu mektuplar ilmî ve tasavvufî konularda küçük birer risale niteliği taşımaktadır. Hâlidî şeyhi el-Hâvelî de bu geleneğin bir parçası olarak çevre illere hatta Ezher şeyhine mektuplar yazarak bu alanda epey verimli olmuştur.

Ayrıca Hâlidî şeyhleri, müderrislik ve irşad görevlerinin yanında ihtiyaç anında toplumu yönlendiren, rehberlik ve öncülük eden âlimler olarak görev yapmış, bazen de arabuluculuk görevlerini de üstlenerek toplumda şiddetin önlenmesi ve huzur ortamının hâkim olmasında önemli katkılar sağlamışlardır. Yani bu gelenekte tasavvuf/ tekke geleneği yanı sıra ilim-irşad geleneği de vardır hatta bu gelenek daha hâkim olarak karşımıza çıkmaktadır. el-Hâvelî tasavvufî geleneğin tekke ayağını değil de ilim-irşad ayağı olan medrese geleneğini esas almıştır. Bu geleneğin tekke ayağı ise genelde bölgenin şeyh ailelerinin sürdürdüğü görülmektedir.

el-Hâvelî, düzenlediği sohbetlerle insanların zamanlarını ilim, irfan ve ibadetle geçirmelerini sağlamış bu sayede onların vakitlerini boşa harcamalarına engel olmuştur. el-Hâvelî Hâlidî geleneğin ilim-irşad ayağı medrese ekolünün en müşahhas örneklerindendir. O hem medrese hem de yazdığı el-Mektûbât adlı eseriyle bu ilim-irşad geleneğin bir halkası olduğunu bize göstermiştir.

el-Hâvelî, bölgenin en tanınmış ulemasından olup, fetvalarıyla nam salmıştır. Seyda Molla Muhyiddîn hazretleri Şeyh Muhammed Maşuk’un hem amel arkadaşı hem de halifesidir. Arkasında altı halife ve gözü yaşlı binlerce seven bırakarak 1987 yılında seccadesinde sabah namazı öncesinde dâr-ı bekâya göç etmiştir. Mezarı Baykan’ın Bayika Köyündedir.

El-Hâvelî’nin Halifeleri
el-Hâvelî, ilim adamlığının yanında, zühd ve takvâya dayalı yaşamıyla daşöhret bulmuştur. O, Tasavvufun önemli bir kolu olan Hâlidî tarikatında şeyh mertebesine ulaşmıştır. el-Hâvelî, dinî ilimleri öğrettiği gibi, tasavvuf konusunda da çok kişiye ders vermiş, bunlardan tasavvuf eğitimini tamamlayan altı kişiye de irşat izni vermiş ve onları halifesi olarak tayin etmiştir. Yukarıda Hâlid-i Bağdâdî’nin, zahirî ilimlerde icazeti olmayana hilafet görevi vermediğini aktarmıştık. el-Hâvelî’nin de hilafet verdiği kişilerin zahirî ilimlerde icazeti olan kişiler olduğunu görmekteyiz. Bu kişiler ise aşağıda zikredilenlerdir;
1- Şeyh Bedreddin Mutlu (Kendi şeyhi Şeyh Maşuk’un oğlu)
2- Norşinli Şeyh Fadli Kocaman
3- Molla Havi Akkuş (1927-31/2015)
4- Molla Hasib
5- Molla Abdullah Dibo
6- Molla Muhammed Arıncî.

Kaynak ; Mevlana Halid Bağdadi sempozyumu , 04-05 Mayıs 2017 , Halidi Tarikatının Halifelerinden Molla Muhyiddin El Haveli ve Tasavvufa dair Fetvaları, Necmettin Kartal

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz