Şeyh Hayreddin Efendi Türbesi ; Kastamonu’ da Şeyh Şaban Veli türbesinde

Şeyh Hayreddin Efendi Kastamonulu’dur. Tahsilini yaptıktan sonra ticaret hayatına atılmış ve bakırcılık sanatı ile iştigal ettiğinden (Kazancı Hayreddin) namiyle maruf olmuştur. Kendisi ilim ve irfan sahipleriyle görüşür, onlarla ilmi muhasebelerde bulunurken ilahi aşkın kalbinde tecellisi ile Şaban Veli hazretlerinin yoluna intisap etmiş bu büyük zatın yılllarca hizmetinde bulunmuştur. Bu sıralarda dükkanın da çalışan işçilere nezaret etmek üzere bütün ticari işlerini oğlu Hacı İlyas Efendi’ye havale eylemiş, ailesinin nafakasını evinin bütün masraflarını dükkanın kazancına bağlamıştır. Bu suretle dünya işlerinden elini eteğini çekmiş, bütün ömrünü Şaban-ı Veli’nin yanında ibadetle vakit geçirmeğe hasreylemiştir.

Şaban-ı Veli Hazretleri, Hayreddin Efendi‘de gördüğü yüksek kabiliyet ve istidada binaen kendisine şeyhlik payesini vermiş. Amasya halkını tenvir ve irşat için Amasya’ya gönderilmiştir.

Hayreddin Efendi, bütün aile efradını vilayette bırakmış ve yalnız olarak kendisi Amasya’ya gitmiştir. Amasya’ya gitmeden evvel oğlu İlyas Efendiyi yanına çağırmış, sermaye koyduğu para kesesini oğluna vererek demiştir ki : “oğlum sana tevdi ettiğim bu keseyi asla boşaltma ve kar ettikçe eline geçen paraları içerisine koy ve buradan çıkanp eve ve dükkana lazım olan hususlara parayı harcet ve kese içerisinde bulunan paraları birden çıkarıp sayma ve hesap etme, parayı az ve çokda koysan bu kese içerisindeki para asla tükenmez ve sana tenbihim olsun ki bu sırrı hiç kimseye açma. Eğer başkaları duyarsa paranın bereketi gider” demişlerdir. Oğlu babasının bu nasihat üzerine kesenin içerisine on lira koysa bin lira harcettiği halde tükenmediğini görmüş ve babasının bu kerametinden dolavı kendisine gurur ve azamet gelmiştir.

Hayreddin Efendi’nin oğlu Hacı İlyas Efendi diyor ki: ”Babam olmadığı halde dükkan işlerimiz çok iyi gidiyor, kazancımız: her gün artıyordu. Bir gün babamın dostlarından Emrullah Dede bana nasihat yolu ile “baban sana bu dükkanı böylemi havale etti, sen bol bol masraf yapıyorsun sermayeyi tüketeceksin ve sonra da muhtaç bir vaziyete düşeceksin” dedi. Ben bu zat babamın dostlarından olduğu için babamın kimseye söyleme diye tenbih ettiği kesenin sırrını bu zata açtım. Hemen Emrullah Dede “babanın verdiği sırrı bana duyurmakla hata yaptın” diye beni azarladı. Bundan sonra bu kesede evvelki hali ve bereketi bulamadım”demiştir.

Hacı İlyas Efendi’nin dükkanları Ağa imareti (Yakupağa) caminin yanında idi. Bütün bakırcılar orada çalışırlardı. 1569 M. yılında bir gün İlyas Efendi Ağa imareti Camii Şerifinin avlusunda dolaşırken derviş kıyafetli kamil bir zat eski dostlar gibi Hacı İlyas Efendiye selam verdikten sonra “Amasya’da bulunan babanız Hayrettin Efendi’den haber var mı” dedi. Hacı İlyas Efendi de “yakında haber geldi, sağ ve salimdir” deyince derviş kıyafetli zat, “Şaban Efendi tekkesinde Şeyh olan Osman Efendi iki güne kadar ahirete intikal edecekler onun yerine babanız geleceklerdir, hazırlık üzere bulunuz, babanız geldiğinde bize da hayır dualar etmeyi unutmasınlar” deyip çarşı semtine doğru gitti. Bu müjdeyi veren acaba kimdir diye arkasına gittiğimde ne tarafa gittiğini göremedim. Şeyh Osman Efendi ise iki gün sonra vefat etti. Babam Hayrettin Efendi de Amasya’dan Şaban-ı Veli tekkesine geldi. Dervişin bu halini babam Hayrettin Efendi’ye söyledim. ”O derviş erenlerdendir, seni sevindirmek için bu haberi vermiştir” cevabında bulunmuştur.

Hayreddin Efendi , Şaban-ı Veli tekkesinde 1579 M. yılına kadar 10 yıl tenvir ve irşat meşgul olmuş ve birçok dervişi Hak yoluna getirmiş ve bir çok kimselere de Şeyhlik payesi vermiş, hariçten ziyarete gelenleri kendisine hayran bırakmıştır.
Hayreddin Efendinin kabri Şaban-ı Veli türbesinin içindedir.

Kaynaklar
Hz. Pir Şeyh Şaban Veli , Fazıl Çifçi , Şeyh Şaban Veli Kültür Vakfı , 2014
Halvetilik ve Şabaniye Kolu , Abdulkerim Abdulkadiroğlu , Kastamonu Şeyh Şaban Veli derneği ,1991
Şabaniyye Silsilesi , İbrahim Has , Sahaflar Kitap Sarayı , 2006
Kastamonu Camileri ve Türbeleri , Fazıl Çifçi , Kastamonu Belediyesi , 2012
Kastamonu Evliyaları , Abdulhakim Durma , 2010

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz