Develi Türbeleri

tarafından
139
Develi Türbeleri

Damsalı Bekir Türbesi
XIX. Yüzyılda yapıldığı rivayet edilen türbe, çoban ve aynı zamanda alim olduğu söylenen Bekir adındaki bir zata aittir. Türbe basit bir şekilde döşenmiş, olup içinde devamlı .su bulundurulmaktadır. Bu zatı yeşil sarığı ile türbede görenler olduğu kanaati o çevrede oldukça yaygındır. . . Bu şahsın hayvanlarla konuştuğu inancı da halle arasında yaygındır. O köyde sığır çobanlığı yapmakta iken bir gün akşam üzeri sürüdeki ineklerden birisi buzağılar. Köye dönmeden önce çoban Bekir inekle konuşarak ona “Haydi, köye gidelim sahibin bana kızar” der. Ancak inek ve buzağı gelecek durumda olmadığı için çoban onları orada bırakır. Köye geldiğinde ineğin sahibi kadın çok acı sözler söyleyerek çobana kızar. Çoban ineğin yanına dönerek “Gördün mü sahibinin bana nasıl davrandığını” der ve eski mezarlığa girerek kaybolur.

İlginizi Çekebilir  Yedi Kızlar Türbesi

Nebi Baba Türbesi
Soysallı köyünün güneyindeki ovada bulunan türbe bir mezarlığın ortasında yer almaktadır. İnşası Osmanlıların son dönemine tekabül. ettiği tahmin edilen türbe, yakın zamanlarda köklü bir tamirat geçirmiştir. Burada yattığı söylenilen· Nebi Baba’nın tarihi kişiliği hakkında herhangi bir bilgi yoktur. Nebi Baba’nın köyün sığırlarını güttüğü, ovada sığırın etrafına bir çizgi çizerek namaz kılmak için camiye gittiği, camiden gelinceye kadar sığırların bu çizginin dışına çıkmadıkları söylenir. Hatta Nebi Baba’nın aynı şekilde sığırları ovada bırakarak Cuma namazını kılmak için İstanbul’a gittiği ve namazdan sonra aynı anda tekrar -sığırların başına döndüğü de onunla ilgili rivayetler arasında yer almaktadır. Öyle ki, köylülerden biri Nebi Baba’yı aynı gün istanbul’da görüp onunla konuşmuş. Köye gelip de durumu anlattığında komşuları Nebi Baba’nın o gün köyde bulunduğunu söylemişlerdir.
Daha önceleri sıkça ziyaret edilen bu türbe, bugün artık eski önemini kaybetmiştir

İlginizi Çekebilir  Akçakirazlı Şeyh Hacı Ali Efendi

Evliyadağı Türbesi
Ayvazhacı köyünün batısındaki dağ Evliya Dağı olarak bilinir. Ali adında bir çoban 40 gün bu dağda yağmurdan koyunlarını korur, 40 gün koyunlarla birlikte kaybolur, 40 gün sonra geldiğinde geçen bu süre zarfında nerede olduğunu söylemez. Ancak ısrar edilince durumu anlatır ama 40 gün sonra da ölür.
Çobanın karısı kocasının ölümünden sonra devamlı bu dağa giderek orada ibadet eder. Bir gün kadın halka hitaben, “Bu dağa ziyaretin dışında bir maksatla gelmeyiniz, bu dağda evliyanın mezarı var, kevenlerini kesmeyiniz, yoksa dağın gazabına uğrarsınız!.”der. Bunu demesinden 40 gün sonra kadın da ölür. Dağın başına kadın için ağaçtan bir türbe yaparlar. O sene Ağustos ayında kanlı kar yağar. Köylüler ağaçtan yapılmış olan türbenin tahtalarını dağın eteğinde bir derede parçalanmış halde bulurlar.
Çobanın karısı köy halkının rüyasına girer ve onları şu şekilde rahatsız etmeye başlar, ”Türbe yapmadınız, ari taşlardan bir yığın yapın”. Bunun üzerine köy halkı taşlardan bir yığın yaparak kadının istediğini yerine getirir.

İlginizi Çekebilir  Kastamonulu Hasan Hilmi Efendi (k.s.)

Abdül İlyas Türbesi
Develi’nin Kızık köyünde yığma taştan yapılmış Abdül İlyas denilen zata ait bir türbe bulunmaktadır. Türbe ziyaret edilmekle birlikte yağmur duası burada değil, göl kenarında yapılır.

Kaynak ; Kayseri Ansiklopedisi
Kayseri ve Çevresinde Ziyaret Yerleri , Kayseri Büyükşehir Belediyesi Yayınları
Kayseri’nin Manevi Mimarları , Muhsin İlyas Subaşı , Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
Kayseri İlmiye Tarihinde Meşhur Mutasavvıflar , Ali Rıza Karabulut , Seyyid Burhaneddin Vakfı
Kayseri Uleması , H. Mehmed Zeki Koçer