Bekir Haki Yener

tarafından
168
Bekir Haki Yener

istanbul – fatih edirnekapı – Sakızağacı kabristanı

Son devir din alimlerinden, eski İstanbul Müftüsü. 1882’de, Dağıstan’ın Karabağ eyaletinde doğdu. Babası Safıoğullarından Molla Ahmed, annesi Medine Hanım’dır. ilk tahsilini önce babasından, sonra Karabağ’da Seyyid Abdülaziz Çelebi’den gördü. Burada Arapça Farsça ve din ilimlerinin temel sayılan metinlerini okudu.

1900’de, ailesiyle birlikte hicret ederek önce Van’a, sonra Tokat’a gittiler ve Zile ilçesine bağlı Tevfikiye köyüne yerleşti. Bekir Haki o tarihlerde Tokat Müftüsü olan Hacı Osman Efendi’nin derslerine devam ederek ondan icazet aldı. 1912’de, İstanbul’a gelen Bekir Haki Efendi, Tokat’ta çok iyi yetişmişti. Gerek disiplinli çalışması gerekse üstün zekası sayesinde, talebelik hayatının’ bundan sonraki bölümlerinde girdiği her seviyedeki imtihanı üstün derecelerle kazanmıştır.

Tahsili
İstanbul Süleymaniye semtindeki Yoğurtçuoğlu Medresesi’ne yerleşerek Fatih dersiamlarından Muharrem Lütfi Efendi’nin derslerine devam etti. Ve Haziran 1912’de ondan da icazet aldı. Aynı yıl İstanbul’da ilk defa açılan Medresetü’l-Vaizin imtihanını kazandı. 28 Haziran 1913’te, Meslis-i Kebir-i Maarif’te açılan imtihanı birincilikle kazandı.1914’te açılan ruus imtihanını üstün başarı ile kazanarak Bayezid Darülhilafet-i Aliyye Medresesi ikinci sınıf birinci şube müderrisliğine tayin edildi. Bir yandan da Mekteb-i Kudat’a yazılarak 26 Haziran 1915’te buradan da mezun oldu. Böylece naib (kadı) olma hakkını da kazandı.

İlginizi Çekebilir  İzmirli İsmail Hakkı Efendi

Bulunduğu Görevler
14 Mayıs 1917’de Muhalefet-i Umumiye Kassamlığı dördüncü sınıf katipliğine, 18 Ağustos  1918’de Darulhikmet-i İslamiye ikinci sınıf katipliğine, 22 Eylül 1920’den itibaren de İstanbul Kadılığı ikinci sınıf katipliğine tayin edildi. 2 Ağustos 1922’de Mahmut Paşa Mahkeme-i şer’iyye ikinci sınıf katipliğine tayin edildi. 28 Kasım 1923’te İbtida-i Dahil Medresesi feraiz ve intikal müderrisi, 26 Ocak 1924’te ise Sahın Medresesi Belağat-ı Arabiyye müderrisi oldu. 4 Kasım 1924’te medreseler lağv edilince görevine son verilen ve çok yetersiz olan dersiam maaşıyla geçinmek zorunda kalan Bekir Haki Efendi, İstanbul Barosu’na bağlı olarak dokuz yıl avukatlık yapmıştır.

Soyadı kanunundan sonra “Yener” soyadını alan Bekir Haki Yener 15 Haziran 1939’dan 1949’a kadar İstanbul Müftülüğü müsevvitliği görevinde bulundu. Bu tarihte kendi isteğiyle emekli oldu. Daha sonra, üç yıl kadar Süleymaniye Kütüphanesi’nde tasnif işinde çalıştı. 1953’te kütüphaneden ayrıldı. Aralık 1954’te tekrar memuriyete dönerek altı yıl süreyle Eminönü Müftülüğü yaptı. Bu dönemde İstanbul imam-Hatip Lisesi’nde aynı zamanda Hadis dersleri öğretmeni idi.

İlginizi Çekebilir  Babanzade Ahmed Naim

27 Mayıs 1960 ihtilalinden sonra İstanbul Müftüsü Ömer Nasuhi Bilmen, Diyanet İşleri Başkanlığı’na getirilmişti. Bekir Haki Yener, 15 Haziran 1960’ta onun yerine İs­tanbul Müftüsü olmuştu. Fakat dönemin İstanbul Valisi ile ezanın Türkçe okunması konusunda ağır bir tartışma yapması üzerine 2 Mayıs 1961’de görevinden alınarak İstanbul Müftülüğü Raportörlüğü’ne getirildi. Dersiamların daima vaaz etme yetkisi bulunduğundan, Ağustos 1961’den itibaren İstanbul merkez vaizliğine başladı. Şeh­ zadebaşı ve Fatih camilerinde verdiği vaazlara kalabalık ve seçkin bir cemaat büyük ilgi göstermiştir. Raportörlük görevinden Nisan 1964’te ayrılan Yener, Aralık 19 5’te yeniden İstanbul Müftülüğü’ne vekaleten tayin edildi. Ve 11 Kasım 1966’da kadar bu görevde kaldı.

Kasım 1966’dan Ocak 1972’ye kadar İstanbul merkez vaizliğine devam ederek büyük halk kitlelerine önemli hizmetler vermiştir. İlerlemiş yaşının da etkisiyle bu tarihte resmi görevlerinden ayrıldı.

İlginizi Çekebilir  Mahir İz

Vefatı:
4 Mart 1975’te, 93 yaşında iken İstanbul’da vefat etmiştir. Edirnekapı Şehitlik Kabris­ tanı’na defnedilmiştir.
.

Kaynak ; Yolumuzu Aydınlatanlar -1 , Yahya Kutluoğlu , İbb Yayınları