Irak – Halepçe’nin Tavile köyünde

Hazret-i Siraceddin el-Sâni’nin bu ailenin büyüklerinden naklettiğine göre; Hazret-i Mevlâna Hâlid-i Bağdadi (KS): “Ben gurbete ve meşakkate tahammül ettim. Ve bende makamatlar hâsıl oldu. Onları da benden Osman Taviylî aldı” buyurmuşlardır.

Şeyh Osman Siraceddin Tavili hazretleri 1195/1781 yılında günümüzde Kuzey Irak’ın Halepçe kentinde yer alan Tavile Köyü’nde dünyaya gelmiştir. Soyu baba tarafından Hz. Hüseyin’e, anne tarafından ise Hz. Hasan’a dayanan Şeyh Osman’ın tam adı Osman b. Hâlid b. Abdillah b. Muhammed b. Dervîş b. Müşerref b. Cum’a b. Zâhir’dir. Halepçe’nin köklü ve saygın ailelerinden olan Tavili ailesinin, soyu Hz. Hüseyin’e dayanan ve Hamrin Dağında ikamet eden Naim Seyyidleri’nden oldukları ve aile büyüklerinden Seyyid Zahir’in Hamrin’den Havraman bölgesine göç ederek Tavîle Köyü’ne yerleştiği belirtilir.

Şeyh Osman’ın Tavile’de Kur’an-ı Kerim öğrenimi ile başlayan eğitimi Biyâre, Hırpan, Hurmal ve Halepçe’de bulunan medreselerde devam etmiştir. Abdülkerim Müderris Yar-ı Merdan isimli eserinde, onun medrese eğitimini ikmal ettikten sonra daha üst seviyede medrese eğitiminden istifade edebilmek ve içinde tasavvufa karşı oluşan iştiyak sebebiyle yirmi beş yaşında iken Bağdat’a gittiğinden bahseder. Şeyh Osman, Bağdat’a gittikten sonra Şeyh Abdulkadir Geylani’nin türbesinin yanında yer alan medresede ders okumaya başlar. Bu arada kurulan zikir halkalarına da dâhil olur.Onun medrese eğitiminin devam ettiği bu dönemde herhangi bir şeyhe intisap edip etmediği hususunda bilgi bulunmamaktadır.

1226/1811 yılında Mevlânâ Hâlid-i Bağdadî Hindistan’dan memleketi Sü- leymaniye’ye dönmüş ve çok geçmeden Bağdat’a gelerek Şeyh Abdulkadir Geylânî türbesinde misafir olarak kalmaya başlamıştır. Şeyh Osman daha önce Halepçe bölgesindeki medreselerde eğitim gördüğü dönemde tanıştığı Mevlânâ Hâlid’i ziyaret ederek ona intisap etmiştir. Abdülkerim Müderris, Şeyh Osman’ın Mevlânâ Hâlid’e intisap ettiğinde otuz bir yaşında olduğunu ifade eder.

Şeyh Osman Tavili, Bağdat’ta Abdulkadir Geylânî türbesinde başlayan tasavvufî eğitimine Süleymaniye’de devam etmiştir. Çünkü Mevlânâ Hâlid beş ay kaldığı Bağdat’tan ayrılarak Süleymaniye’ye dönmüş ve orada Nakşbendi şeyhi olarak irşad faaliyetlerine başlamıştır. Şeyh Osman da intisap ettiği Mevlânâ Hâlid ile beraber Süleymaniye’ye dönmüş ve yanında seyr ü sülûkünü devam ettirmiştir. 1226/1811’de başlayan tasavvufî eğitimini 1228/1813 yılında tamamlayan Şeyh Osman otuz üç yaşında Mevlânâ Hâlid’den tarîkat icâzeti almıştır.

Şeyh Osman Siracüddin et-Tavîlî’nin Süleymaniye bölgesinde Mevlânâ Hâlid’den tarîkat icâzeti alan ilk halifesi olduğu söylenir. Tarîkat icâzeti aldıktan sonra da Mevlânâ Hâlid’in yanından ayrılmayan Şeyh Osman, şeyhinin 1238/1822’de Şam’a gidişinden sonra Havraman bölgesine dönmüş Biyâre ve Tavîle köylerinde irşad ve tedrîsâtla uğraşmıştır. Mevlânâ Hâlid’in “Fakih Osman” diye hitap ettiği, Şeyh Osman, Hurmal mıntıkasında yer alan Biyâre Medresesi’ni daha da etkin hale getirmiş ve ilmî faaliyetlere paralel olarak tasavvufî etkinlikleri de bu medresede yürütmeye başlamıştır.

Biyâre ve Tavîle arasında mekik dokuyan ve daha çok Biyâre’de ikamet eden Şeyh Osman Siracüddin, 1272/1856 tarihinden sonra tamamen Tavîle Köyüne yerleşerek orada bir de Zaviye kurmuştur. Şeyh Osman’ın Tavîle’de ikamet etmeye başlaması oranın ilmî ve tasavvufî yönden canlanmasını sağlamıştır.

Bir dönem Süleymaniye merkezinde bulunan Hânekâyı Mevlânâ Hâlid’de görev yapan Şeyh Osman ömrünün geri kalanını Biyâre ve Tavîle’de ilim ve irşadla geçirmiştir. Büyük çoğunluğu Biyâre Medresesi’nde olmak üzere yüze yakın halife yetiştiren Şeyh Osman, Mevlânâ Hâlid’in ilk halifeleri içerisinde en çok halife yetiştiren kişidir.

Şeyh Osman’ın postnişîn olduğu Biyâre Medresesi hem ilmî hem de tasavvufî açıdan bölgenin gözde merkezlerinden biri haline gelmiştir. Bu sayede gerek Irak’ın farklı bölgelerinden gerekse İran’ın Sünnî Kürtlerin meskûn olduğu kuzeybatı şehirleri Merivan, Senendec ve Bane ile Azerî ve Dağıstanlıların meskûn olduğu Taliş ve Dağıstan bölgelerinden çok sayıda zevat ilim ve tasavvuf eğitimi için Biyâre’ye teveccüh etmişlerdir. el-Beytâr isimli eser , Şeyh Osman’ın irşad faaliyetleri sayesinde İran’da yaşayan çok sayıda Yahudi ve Hıristiyan’ın Müslüman olduklarından bahsetmektedir.

İrşad faaliyetlerini yürütürken diğer tarîkat mensuplarıyla oldukça seviyeli ve samimi münasebetler kuran Şeyh Osman, bölgede saygın bir yere sahip olan Berzencî ailesine mensup Kadirî şeyhlerinden Süleymaniyeli Kâke Şeyh Ahmed’le mektuplaşarak dostluğunu ilerletmiştir.

Şeyh Osman’ın yaptığı evliliklerden altısı erkek on altısı kız toplam yirmi iki çocuğu dünyaya gelmiştir.

Altmıştan fazla halifesini İslâm coğrafyasının dört bir yanına göndermiş ve Nakşibendîlik ruhuna büyük bir güç kazandırmıştır. Sirâceddîn Hazretleri, irşâd vazifesini büyük oğlu Muhammed Bahâuddin’e ve Abdurrahman Ebu’l-Vefâ’ya bıraktıktan sonra 88 yaşında iken Tavila’daki evinde vefat etmiş ve evinin önünde defnedilmiştir. Kabri hâlen burada ziyaret edilmektedir.

Şeyh Osman Siraceddin Tavili Hazretleri’nin Silsile-i Şerifi

[toggle title=“Kaynaklar load=”hide”] Kaynak
MEVLÂNÂ HÂLİD-İ BAĞDADÎ’NİN HALİFELERİNDEN ŞEYH OSMAN SİRACÜDDİN ET-TAVÎLÎ (v. 1283/1866) VE BİYÂRE
MEDRESESİ/TEKKESİ , Abdulcebbar Kavak
[/toggle]

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz