Şeyh Osman Efendi türbesi ; Kastamonu’da Şeyh Şaban Veli türbesinde

Şeyh Osman Efendi , Kastamonu merkeze bağlı Dereköy’de doğmuştur. Tahsilini bitirdikten sonra mecazi aşka tutulmuş, eli açıklığı ile başına bir çok yaran toplanmış, yeme ve içme alemlerine dalmış, güzel saz çalmayı Öğrenmiş, bununla beraber kötü yollara sapmamış, mecazi aşkın tesiri ile pervaneler gibi yanıp yıkılırken bir gün Şaban-ı Veli’ye rast gelip ellerini öpmüş ve kendisinden himmet ve istimdat talebinde bulunmuştur. Şaban-ı Veli’nin röntgen gibi olan gözleri Osman Efendinin kalbindeki mecazi aşkı hakiki aşka tebdil etmiş ihtiyarı elden giden Osman Efendi sazını kırmış, canı gönülden tövbe edip Şaban-ı Veli‘nin halkasına dahil olmuştur.

Bu büyük ve kudretli mürşidin yıllarca hizmetinde bulunmuş, ahlakı fazileti ile kamil bir insan olunca kendisi ile Şaban-ı Veli tarafından Şeyhlik verilmiş, Tokat’a Halveti tarikatını neşretmek üzere gönderilmiştir.

Osman Efendi, Tokat’a vardığında camide muayyen günlerde İslam dini’nin fazilet ve ülviyetinden bahis ile sohbetler vermiş, diğer taraftan da batınî ilmi halka aşılamaya çalışmıştır. Bir müddet irfanının metfunu olduğu Şaban-ı Veli’yi ziyaret için Tokat’tan Kastamonu’ya gelmişler, dervişler tarafından bu aziz misafire bir ziyaret verilmiştir.

Bu ziyafette Osman Efendinin kalp gözleri açılmış, dervişlerden bir kısmının anlıyacağı bir kısmının anlamıyacağı bir dille batıni ilimden bahsetmişlerdir. Bu hali hazmedemeyen dervişler Şaban Veli‘ye giderek Osman Efendinin ziyafetteki sözlerini nakletmişlerdir. Şaban-ı Veli biraz düşündükten ”Osman hakkında sakin ve sakit olun, O Allah’a yakındır nereye otursa ve ne vaziyette oturursa otursun ve ne söylerse söylesin Allah indinde makbuldur” diye buyurmuşlardır. Osman Efendi, Şaban Veli’nin türbesine girer girmez ağlayarak yere kapanmış ve o geceyi Şaban-ı Veli’nin türbesi içinde sabahlamıştır. Sabahleyin dervişler Osman Efendiyi tekkeye getirmişlerdir. Bu sırada Osman Efendi “Ben irşada gelmedim, erbaine geldim, kırkıncı günü ahirete intikal edeceğim” deediklerinde dervişler “Allah uzun ömürler versin” duasıyle mukalbelede bulunmuşlarsa da “bu gece rüyamda azizim Kuzey caniplerinde kabrim kazıldı” diyerek ahirete gidecekleri günü tayin etmiş ve hakikaten 40. günü bu fani dünyadan ahirete göç etmişlerdir.
Şaban-ı Veli’nin türbesinin kuzey tarafına defnedilmiştir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz