Adıyaman – Merkeze 25 km mesafedeki Sarıharman köyünde.

Çıplak Baba’nın türbesi şehir merkezine 25 km. mesafede Sarıharman köyünde bulunmaktadır. Türbenin avlusu briket malzemeyle ortalama 1.20 cm yüksekliğinde bir duvarla çevrilmiştir. Avlunun zemini beton ile kaplanmış olup burada Çıplak Baba’nın soyundan gelen dört kişinin daha kabri bulunmaktadır. Bina betonarme malzeme ile inşa edilmiştir. Bina, türbenin bulunduğu oda ile beraber bir mutfak ve kadın ve erkekler için yapılmış iki ayrı mescitten meydana gelmektedir.Türbenin içi yeşil, dışı ise mavi ve beyaz renge boyanmıştır. Çıplak Baba’nın bulunduğu sanduka da yeşil örtü ile kaplıdır. Türbenin mutfak bölümünde gelen ziyaretçilerin kullanması için tencere, tabak, buzdolabı, kilim, halı v.b. malzemeler bulunmaktadır.

Türbede yatan kişinin asıl adı Mehmet Üryan’dır. Çıplak Baba’nın soy kütüğünü gösteren berat Sarıharman Köyü’nde ikamet eden ve Çıplak Baba’nın soyundan gelen Mahmut Karakaş’ta bulunmaktadır. Çıplak Baba hakkında anlatılan menkıbelerden biri şöyledir. Çıplak Baba yöredeki ağanın hizmetkârlığını yapıyormuş. Ağa, hac vazifesini yerine getirmek için Mekke’ye gitmiş. Ağanın hanımı bir gün içli köfte yapmış ve hizmetkârı Çıplak Baba’ya: “Ağan içli köfteyi çok sever, keşke burada olsaydı da yeseydi”, demiş. Bunun üzerine Çıplak Baba ağanın hanımına, “Yemeği bir tabağa koy da ağama götüreyim”, demiş. Ağanın hanımı şaka yaptığını zannetmiş veyahut da Çıplak Baba’nın doymadığını, bir tabak daha istemeye utandığı için böyle söylediğini düşünmüş. Yine de bir tabak içli köfteyi kendisine vermiş. Çıplak Baba tabağı alıp gitmiş, bir süre sonra da gelerek ağanın hanımına yemeği ağasına verdiğini söylemiş. Ağa hacdan döndüğünde eşyalarının arasında Çıplak Baba’nın içli köfteyi götürdüğü tabağı çıkmış. Ayrıca ağa da hizmetkârının kendisine yemek getirdiğini açıklamış ve kendisini karşılamaya gelen kişilere asıl saygı duyulması gereken kişinin Çıplak Baba olduğunu, onun ermiş biri olduğunu söylemiş. Bunun üzerine sırrı ifşa olan Çıplak Baba ortadan kaybolmuş. Bu olayı duyan halk da onu aramaya başlamış. Ancak sırrı ortaya çıktığı için Çıplak Baba dayanamamış ve vefat etmiş. O günden sonra halk Çıplak Baba’nın ermiş biri olduğunu düşünmüş ve ona verdikleri değerden dolayı kendisi için türbe yaptırmışlardır.

Türbe halk tarafından genelde cuma, cumartesi ve pazar günleri ziyaret edilir. Adakları bulunanlar, adaklarını burada keser ve burada bulunanlara dağıtırlar. Halk burada her türlü dilek ve istekte bulunur. Her türlü hastalığa şifa bulma niyetiyle gelindiği gibi özellikle çocuklardan boğmaca hastalığına yakalananlar getirilir. Boğmaca hastalığına yakalanan çocuk, avluda bulunan sütunun altından üç defa geçirilir, böylece hastalığının geçeceğine inanılır. Rüyasında görüp de daha önceden hiç bilmediği halde türbeyi ziyarete gelenler olduğu söylenir. Ayrıca, hırsızlık yaptığına inanılan kişiler buraya getirilir ve hırsızlık yaptıysa itiraf ettirilir. Yine karşılıklı akit ve yemin için de buraya gelinir. Halk arasında burasıyla ilgili yaygın bir inanç ise buradan bir çöpün dahi götürülemeyeceği, götürüldüğü takdirde götüren kişinin ya yolda kaza geçireceğine ya da başına kötü bir şey geleceğine dairdir.

Anlatıldığına göre, kendisi çoban olduğu için, hayvanları dinlenmeye bıraktığı yerlerdeki taş ve dikenlerin hayvanlara batıp batmadığını kontrol etmek için soyunarak (üryan olarak) yerlere yatar, hayvanların rahatsız olmayacağını anladıktan sonra hayvanları oraya yatırırmış

Kaynaklar ; Evliyalar Şehri Adıyaman , Abdulhalim Durma ( Allah ondan razı olsun) ,2011

1 Yorum

  1. Geçmişinden kopmuş bir gençlik yetiştirildi. Atalarının amaç ve gayelerinin dünyalık toplamak olmadığını, trk bir gaye için yaşadıklarını, bu gayenin ALLAH rızası olduğunu, onun son Peygamberinin sünnetini yaşamak ve yaşatmak olduğunu, bu ahlak ve mihval üzere hayat sürdüklerini, ahlak ve maneviyata çok önem verdiklerini, bizler gençlerimize anlatmazsak, gençlik çift kanatlı kuş olup uçamaz, yerde sürünür yabani hayvanlara yem olup, yok olur gider. Burada bu konulara vakıf olanların vebali çok büyüktür. Kuşlarımızı çift kanatlı uçuralım. Buna şiddetle ihtiyacımız var. Selamlar.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz