Yahyalı Türbeleri

tarafından
149
Yahyalı Türbeleri

Kanlı Ardıç Türbesi
Yahyalı’nın Aladağ yaylalarına giden yolun kenarında beş tane büyük ardıç ağacı vardır. Yaylaya gidenlerin mola verdikleri bu muhite Kanlı ardıç denilmektedir. Burası ayrıca bir dilek ve ziyaret yeri olarak da şöhret bulmuştur. Kanlı ardıçtaki mezarların kime ait olduğu tam olarak bilinmemektedir. Buraya Süme’nin Makamı da denilir. Rivayete göre burada şehit edilen şahsın adı Süme ya da Süleyman’mış. Bu şahıs, iki kaçağı elleri bağlı olarak Yahyalı’ya getiriyormuş. Yolda kaçaklar, kendilerinin kaçmasına fırsat vermeyen bu adamı şehit etmiş ve ardıçların olduğu yere gömmüşler. Sonraları yaylalarda ölen kimselerin de buraya gömülmesi adet haline gelmiştir.

Ayrıca Kanlı ardıç mevkiinin cinlerle meskun olduğuna inananların sayısı da çoktur. Bununla ilgili olarak aşağıdaki olay anlatılmaktadır: Bir adam Kanlı ardıca odun temin etmek için gitmiş, kestiği odunları eşeğe yükleyip çadırına getirmiş. Ancak sabah kalktığında bir de ne görsün odunlar yok. Tekrar Kanlı ardıcın yanına gittiğinde o unları orada görmüş. Odunları tekrar yükleyip çadıra geri getirmiş, sabah kalkınca odunların yine olmadığını farketmiş. Bu durum üç gün böyle devam etmiş. Sonunda bu olay karşısında korkuya kapatılan adam bir daha böyle bir şeye teşebbüs etmez ve başından geçenleri konu komşuya anlatır. O gün bu gündür hiç kimse Kanlı ardıçtan bir dal bile almaya cesaret edemez.

İlginizi Çekebilir  Kara Kadı Mecdeddin

Daha sonraları önemli bir ziyaret yeri haline gelen Kanlı ardıçı, insanlar dermanı bulunmayan dert ve sıkıntılara deva bulmak, çocuğu olmayan kadınlar çocuk sahibi olmak, düşman sahipleri ise düşmanlarının şerlerinden emin olabilmek için ziyaret ederler. Dilek sahipleri dileklerinin kabul olması için orada bulunan ardıç ağaçlarına dert ve maksatlarını göz önüne getirerek bir çaput bağlarlar, yahut iki rekat namaz kılar ve dua ederler.

Dede Sultan
Yahyalı’nın Yular köyünde bulunmakta olan, Yerköy köyündeki Akça Koca’nın kardeşi olduğu söylenen bu zatın mezarı dağın tepesinde olup bugün ise harap bir haldedir. Köylüler herhangi bir dilek için ziyaret etmiş olduktan bu mezara ziyaret sırasında para ve metal cinsinden bir şey bırakırlar. Bu durum zamanla mezarın define arayıcılar tarafından birkaç kez kazılmasına sebep olur. Ancak burayı kazan kişilerin feci bir şekilde kaza yaparak ölmeleri, o mezarın köylüler arasında önemini artırmış ve bir daha mezarı kazma eylemine cesaret edilememiştir.

İlginizi Çekebilir  Hacı Hafız Mustafa Özgür (k.s.)

Dede Pınarı
Yahyalı’nın güneyinde, Aladağlar Aksu mevkiinde bir pınarın yanında bir mezar vardır. Buraya Dede Pınarı denilmekte, mezarın da Dede Efendi diye bilinen bir zata ait olduğuna inanılmaktadır. Pınarın yanında bodur ağaçlar bulunmakta olup, hastalar. çocuğu olmayanlar veya başka bir dileği olanlar buraya gelerek oradaki ağaçlara çaput bağlayıp dilekte bulunurlar.

Ziyaretlik Türbesi

Yahyalı’nın güneyindeki Yeşilköy’de Ziyaretlik diye bir ye mevcut olup burada büyük bir kayanın ortasından şelale şeklinde bir su akmaktadır. Suyun döküldüğü yerin yanında mezar vardır. Daha önceleri buranın gayr-i müslim mezarı olduğu ve onlar tarafından ziyaret edildiği kabul edilmektedir. Ancak aşağıda anlatılan olağanüstü olaylardan sonra halk buranın bir müslüman mezarı olduğuna inanmaya başlamış ve müslümanlar tarafından ziyaret yeri haline getirilmiştir. Anlatıldığına göre buraya bir su değirmeni kurulmak istenilince şelalenin suyu kurumuş, bu teşebbüsten vazgeçilince su yeniden akmaya başlamış. Ayrıca boyabdesti almak için bir şahıs suya girmiş, yine su hemen kurumuş. Adam sudan çıkar çıkmaz su akmaya başlamış.

İlginizi Çekebilir  Taraklı Sultan

Bu suyun şifalı olduğuna inanılmakta ve hamile kadınlar çocuklarıyla ilgili dilekte bulunmak maksadıyla buraya gelerek suyundan içip, suyun içine de para, demir parçası vb. şeyler atmaktadtrlar.

Kaynak ; Kayseri Ansiklopedisi
Kayseri ve Çevresinde Ziyaret Yerleri , Kayseri Büyükşehir Belediyesi Yayınları
Kayseri’nin Manevi Mimarları , Muhsin İlyas Subaşı , Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
Kayseri İlmiye Tarihinde Meşhur Mutasavvıflar , Ali Rıza Karabulut , Seyyid Burhaneddin Vakfı
Kayseri Uleması , H. Mehmed Zeki Koçer