Vayloğ Dede

tarafından
5
Vayloğ Dede

Malatya – Hekimhan – Ballıkaya köyü

Vayloğ Dede (1895-1972) ilçeye 15 km. mesafede bulunan ve eski ismi Mezirme olan Ballıkaya köyünde dünyaya gelir. Babası, Şah Veli Dede’nin torunu Deli Mürtaza Dede’dir. Anası aynı soydan Cenefer Dede’lerden gelen İnsaf Ana’dır. Babası ona, dedesinin adı olan Mustafa ismini koyar. Yaşadığı dönem, Osmanlı Devleti’nin son yıllarıdır. Halk harplerden bıkmış, usanmıştır. Erkeklerini harpte kaybettiği için köyde insan gücü kalmamış, herkes kıtlık ve yoksulluğa düşmüştür. Böyle bir zamanda çocukluğu ve gençliği geçen Mustafa okumamış, tarla ve bahçe işlerinde babasına yardımcı olmuştur.

Vayloğ adı ile ilgili şu söylence anlatılmaktadır. İğdir köyünden Cılış’ın Hürü kadının oğlu İsmail asker kaçağıdır, yakalanmış Keban’a götürülmektedir. İsmail, Jandarmalar arasında giderken anası arkalarından ağlayıp sızlanmaktadır. Keban yolu Mezirme’den Deli Mürteza’ların kapısının önünden geçmektedir. Anası Hürü kadın arkalarından türkü ile karışık, “Vay..Loğ …. Vay..Loğ.. İsmail’im yeni ev yaptırdın. Kapısı kurulmadı, tarlan sürülmedi. Benim hallerim ne olacak!..Vay..Log!..Vay..Log!..”, diyerek döşünü yumruklayıp ağlamaktadır. Bunu gören Küçük Mustafa Hürü Ana’nın peşine takılmış, onunla beraber “Vay ..Loğ..Vay..Loğ…”, diyerek o da döşünü yumruklayıp peşi sıra gitmektedir. Bu olaydan sonra halk “Vay..Loğ.. Vay..Loğ..” sözünü dilinden düşürmez. Vayloğ yörede yaygın bir ad haline gelir. Mustafa bir taraftan da Karadirek tekkesinde Görüm ve Cemi ayinlere katılarak deyişler ve mersiyeler söylemesini, Cem birleyip görüm yapmasını öğrenir. Dedeliğe başlar. Halk kendisine Vayloğ Dede adını verir. Kendi köyünden Hasi’nin Kızı Emine Hanım’la evlenir. Bu evlilikten Zeynep, İlyas, Fatma, Zöhre ve İnsaf adlı çocukları olur.

İlginizi Çekebilir  Şeyh Salih Nihani Efendi

Geçim zorlaşınca Karagüney köyüne göçer. Orada tarla edinir, yerleşir. Vayloğ Dede saf, okur-yazar olmayan, deli dolu bir insandır. Karagüney köyünde istediği hayatı bulamayınca, 1952 yılında Mezirme köyüne geri döner.

Babası Deli Murtaza’nın ölümünden sonra Vayloğ Dede taliplerini görüp sormak için dedeliğe başlar. Taliplerden aldığı hakullahın bir kısmını köyün fakir fukarasına dağıtmaktadır. Hacılar Köyü’nde, Arguvan-Kızık Köyü’nde kaynayan Abdal Musa pilavına elini daldırarak, kazanı karıştırması, içerisinden bir lokma eti çıkarması ve elinin yanmaması, çocuğu olmayan kadınlar için dua ederek çocuk sahibi olmalarına vesile olması, halk arasında anlatılır. Pek çok kadının onun duası ile çocuklarının olduğuna inanılır. Bu kadınlar erkek olan çocuklarına Mustafa adını verirler. Bu çocuklarda Vayloğ Dede’nin sakat gözü, çalık parmağının izleri görülmektedir. Bazılarında ise divanelik özelliği vardır. Bu çocuklara “Vayloğ Nazarlaması” adı verilmektedir.

İlginizi Çekebilir  Arapzade Mustafa Efendi (k.s.)

Başkalarının düşüncelerini okuma, gaipten haber verme, nefes evladı verme gibi konularda mucizeleri olduğuna inanılan Vayloğ Dede herkesle içli dışlı olması, babacan davranışları ve ünlü ‘İçindeki babayı çıkar” deyimini kullanması ile tanınır.

Soyunun Hz. Ali’ye dayandırılması sebebiyle “Ocakzade” olması, evinin ve mezarının ziyaret edilmesi gelenekselleşmiştir. Ziyarete gelenler, genellikle kurbanla gelirler ve niyaz ederler. Ziyarete gelen hastaların şifa bulması, taliplerin kalbinden geçenleri bilmesi ile Arguvan, Hekimhan, Malatya ve Sivas çevresinde büyük bir üne kavuşur.

Adı İstanbul, İzmir ve Hatay’a kadar yayılır. Vayloğ Dede artık derman arayanların dermangâhı olmuştur. Evi ziyarete gelenlerle dolup, taşmaya başlamıştır. Dede köy çeşmesinin yanına yeni bina yaptırarak ziyarete gelenleri rahat ettirmeye, daha çok ziyaretçiyi kabul etmeye çalışır. Yurdun dört bir yanından Alevisi, Sünnisi, felçli, ağrı çeken, çocuğu olmayan kadınların çocuk istemeleri ile gelen ziyaretçilerle dolup taşmaya başlamıştır. Çocuksuz kadınlar çocuk sahibi olmuş, adlarını Vayloğ koymuşlardır. Artık Vayloğ Dede köy köy gezmez, taliplerin istediği ve gelip götürmeleri ile gider. Görüm işlerini yapar, tekrar evine bırakırlar. 1971 tarihinde Ballıkaya köyünde 76 yaşında vefat eden Vayloğ Dede Orta Mezarlığa defnedilir.

İlginizi Çekebilir  Şeyh Mehmed Ruhi Efendi (k.s.)

Daha sonra Dede’nin sevenleri bir türbe yaptırarak Vayloğ ailesini türbe içine alırlar Halk artık Vayloğ Dede’nin türbesine ziyarete gelmeye başlar. Aşırı ziyaretçi kalabalığı karşısında türbe yetersiz kalır. Bu durumu gören talipleri yeni köyün batısına adına yakışır adak kesim yeri, lokma pişirme ve yeme yeri, türbesi ve hasta yatırma yeri, erkek ve kadın tuvaletleri ile modern bir türbe yaptırırlar. 1998 tarihinde Dede’nin naaşı buraya nakledilir.

Kaynak ; Malatya Evliyaları , Abdülhalim Durma