Şeyh Osman Afif Sivrihisari

tarafından
1411
Şeyh Osman Afif  Sivrihisari

Eskişehir – Mahmudiye ilçesi – Doğanca Köyünde

Ondokuzuncu yüzyılda Sivrihisar’da yaşamış mutasvvıf, şair, müderris ve hattattır. Vakıf belgelerine göre künyesi “eş-Şeyh Os­man Afif Efendi İbn-i Ali” ve “Şeyh Osman Afif el-Sivrihisari”dir. “Afif”; iffetli, namuslu ve temiz anlamına gelmektedir.

Osman Afif Efendi‘nin (Allah sırlarını mukaddes eylesin) haya­tı hakkında kaynaklarda geniş bir bilgiye ulaşılamamıştır. Rivayete göre H. 1234/M. 1818 yılında Mekke’de doğmuş, “seyyid” nesepli bir aileye mensup, babası devrin alimlerinden Seyyid Ali Efendi’dir.

Neslinden olan kişilerin şifahi bilgilerine göre; Osman Afif Efen­di‘nin babası Seyyid Ali Efendi’nin bir rufai şeyhi olup, Hicaz’da vahhabi olaylarında şehid edilmiş, bu olaydan sonra Osman Afif ve kardeşleri Anadolu’ya hicret ederler. Şam’da kısa bir süre kaldıktan sonra Hatay ve Konya’da da bir müddet sakin olurlar. Bu meşakkatli yolculuk esnasında kardeşlerinden ikisi vefat eder. Devrin padişahı tarafından kardeşi Seyyid Ahmed Efendi‘ye Kırıkkale ili Delice ilçesi Dağobası Köyü’nden, Osman Afif Efendi’ye de Çifteler’de Mahmud-u Sani Vakfı arazisinden mülk sadaka olunur.

Osmanlı arşivlerinde bulunan bir belgeden Şeyh Osman Afif Efendi‘nin validesinin Yozgat’ta olduğunu ve 1859 yılında ziyaret et­tiğini öğreniyoruz. Türbesinin bulunduğu Cönger (Doğanca-Mah­mudiye) Köyü’nde “Cönker” aşiretine mensup ailelerin yaşadığı Os­ manlı arşiv belgelerinde zikredilmektedir (1864).

Osman Afif Efendi’nin medrese eğitimini nerede ve kimlerden al­dığı konusunda da bilgi sahibi değiliz. 17 Cemaziyel-ahir 1288/3 Eylül 1871 tarihinde Sultan Abdülaziz Han’a yazdığı bir arzında “Sivrihisar kasabasında otuz üç seneden beru neşr-i ulum’i aliye” ile meşgul olduğu beyanından, Osman Afif Efendi‘nin medrese eğitimi görerek, Sivrihisar’da müderrislik yaptığı anlaşılmaktadır. Sivrihisar kazasında ondokuzuncu yüzyılın sonlarında yirmiye yakın medresede eğitim yapıldığı Ankara Vilayet Salnamelerinde zikredilmektedir.

Şeyh Osman Afif Efendi‘nin bir alim, bir mutasavvıf ve bir vakıf (vakfeden) olduğunu Osmanlı dönemi vakıf belgelerinden öğreniyoruz. Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Vakıf Kayıtlar Arşivi 585 nu­maralı defterin 81. sahifesi 85. sırada kayıtlı bulunan Sivrihisar’da “eş-Şeyh Osman Afif Efendi ibni’l-merhum Ali Efendi Vakfı”nın vak­fiyesi kayıtlıdır. Bu vakfiyeye göre Sivrihisar şehir merkezinde ve Şeyh Baba Yusuf Camii (Kurşunlu) yakınında, 1268/1851-52 yılında “İrfaniye Medresesi”ni yaptırdığı anlaşılmaktadır. Şeyh Osman Afif Efendi’nin 5 Receb 1268 (25 Nisan 1852) tarihli vakfiyesinde şunlar yazılıdır;

İlginizi Çekebilir  Koç Takreddin Baba

Vakfiyeye göre Sivrihisar Nakşibendi hankahı postnişini, mer­hum Ali Efendi oğlu Şeyh Osman Afif Efendi, Şeyh Baba Yusuf Mahal­lesi’nde on dokuz odalı ve avlulu bir medrese yaptırır. Bu medresenin giderleri içinde dört bin kuruş nakit para vakfeder. Vakfın yönetimi­ ne de Süleyman oğlu Hüseyin Efendi’yi tayin eder. Vakfedilen dört bin kuruşun yönetici tarafından işletilerek elde edilen gelirden iki akçenin medrese müderrisine, bir akçenin vakfın yöneticisine (mü­tevelli), kalan bir akçeninde medresenin tamirinde kullanılmasını, kendisi hayatta olduğu sürede medresenin yöneticiliğini, vefatından sonra ise erkek evladından olanların yönetici olacağını şart eder.

Şeyh Osman Afif Efendi, yaptırdığı ve müderrisi olduğu irfaniye Medresesi’nin giderlerini karşılamada zaman içinde maddi zorluğa düşer. Padişah Sultan abdülaziz Han’nın bağladığı maaşla bu zorluğu atlatmıştır.  Şeyh Osman Afif Efendi’nin vefatından sonra İrfaniye Medresesi müderrisliğini oğlu Şeyh Ahmed Şemseddin Efendi yürütür. 

Şeyh Osman Afif Efendi tarafından yaptırılan İrfaniye Medresesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 3 Mart 1924 tarih ve 430 Ka­nun numarası ile kabul edilen ”Tevhid-i Tedrisat Kanunu”nun yürür­lüğe girmesinden sonra kapatılmıştır. Kullanılmayan medrese bina­sı zaman içinde harap olmuş ve 2006 yılında Sivrihisar Belediyesi tarafından tamamen yıkılmıştır. .

Tasavvufi Şahsiyeti

Şeyh Osman Afif Efendi, Nakşibendi tarikatının Halidı kolu meşayihindendir. Silsilesi, mürşidi Şirvani Şeyh Hacı Ahmed-i Gıyasi Efendi ve onun mürşidi Şeyh İsmail Şirvani ve onun mürşidi Haz­reti Mevlana Halid-i Bağdadiye ulaşır. 

Şirvani Şeyh Hacı Ahmed Gıyasi Efendi; Şirvan Hanlığı’nın (Azerbaycan) Karasubasar Mahalli’nin Zerdab Köyü’nde dünyaya gelmiştir. Şeyh Şirvani Hazretleri, Miladi 1826-1827 yıllarında Denizli’nin o zamanki beyi olan Tavaslıoğlu Osman Ağa’ nın daveti üzerine bu topraklara gelmiştir. Tavaslıoğlu Osman Ağa, Şirvani Hazretleri’nin isteği üzerine Musa Mahallesi’nde dergâh ve medrese inşa ettirmiştir. (Bu medrese 1920 yılında çıkan bir yangın sonucu harap olmuştur.)   Bu topraklarda irşad faaliyetlerinde bulunan Nakşibendi tarikat şeyhlerinden olan Şirvani Hazretleri, miladi 1853 yılında vefat etmiştir. Kabri Şerifi Denizli İlbadı kabristanında , İnanç Bey kapısından girdiğinizde dümdüz patikayı takip edin. Patikanın ileride ayrılan sağ toprak yolun sonundaki türbede Şeyh Şirvani Hazretleri medfundur.

İlginizi Çekebilir  Emirza Bey Türbesi - Samsun

Şeyh Osman Afif Efendi’nin bilinen halifesi Şeyh Osman Abdülmennan Efendi‘dir. Sefine-i Evliya’da Şeyh Osman Abdülmenan Efendi ile ilgili şunlar yazılıdır ; ” Meşayih-i Halidiyye’nin ileri gelenlerinden olan bu zat,  Afyonkarahisar sancağı dahilinde Yaka karyesinde 1244/(1828) senesinde doğdu. Pederi Yakalı Muham­med Emin Hoca, onun pederi ulemadan Muhammed Efendidir. Mukaddimat-ı ulumu memleketinde tahsil ettikten sonra İstan­bul’a gelip meşhur Şehri Hoca Hafız Efendi’den ahz-ı icazet-i ilmiyye eyledi. Bayezıd Cami’-i şerifinde bir müddet tedrisde bulundu. 1275/ (1859)’te Denizli kasabasında ihtiyar-ı ikamet ederek ulum-ı zahire va batına neşriyle meşgul ve üç defa icazet-i ilmiyye i’tasına mu­vaffak oldu.

Denizli’de seccade-nişin-i irşad olduğu Halveti, Nakşibendi Der­gah-ı şerifini Denizli Voyvodası Osman Ağa, müşarünileyh Hacı Ah­med Efendi için inşa ederek vefatında ba’zı hulefası dergahı idare etmekte iken Osman Abdülmennan Efendi müşarünileyhin kerime-i muhteremesini tezevvücle dergaha şeyh oldu. 1305/1888’de Denizli nakıbü’l-eşrafı kaim-i makamlığı da uhde-i aliyyelerine tefvız olun­du. Altıyüzü mütecaviz mürıdanından on zata hilafet verdi. Asrımız erbab-ı kemalinden İbnü’l-Emin Seyyid Mahmud Kemal ve birader­leri Seyyid Ahmed Tevfik Beyler zümre-i müridana dehaletle kam­ yab olanlardandır. 11 Nisan 1311/23 Nisan 1895’te Denizli’de irtihal ederek Büyük Kabristan’da ( İlbadı Kabristanı )  kayınpederinin civarına defn olundu.”

Şeyh Osman Afif Efendi Türbesi

1881 yılında vefat eden Şeyh Osman Afif Efendi, Mahmudiye ilçesine bağlı Cönger yeni adıyla Doğanca Köyü Kabristanı’na def­nedilir. Daha sonra kabri, yapılan bir türbe içine alınır. Mezarının şahide taşında “Rufai tarikatı Şeyhi Şeh (Şeyh) Ali Efendi oğlu Osman Afif ruhuna Fatiha. D. 1234 (1818-19), ö. 1297 (1879-80)” ibaresi yazılıdır. Mezar taşlarına bir dönem “Şeyh” ibaresi yazılması yasak­ landığı için “şeh” şeklinde yazılmıştır. Ankara-Eskişehir karayolu ya­kınında bulunan es-Seyyid Şeyh Osman Afif Efendi türbesine girişi gösteren tabela bulunmaktadır. Köy halkı türbenin 60- 70 yıl önce yapıldığından bahsetmektedir. 

İlginizi Çekebilir  Hz. Süleyman İbn Halid (r.a.)

Kuzey güney doğrultusunda dikdörtgen planlı, içten iki yana eğimli tavan, dıştan iki yöne eğimli kiremit kaplı beşik çatıyla örtülüdür. Güney cephe ekseninin iki yanında dikdörtgen biçimli birer pencere, batı köşesinde dikdörtgen biçimli bir kapı açıklığı bulunmaktadır. Diğer cepheler sağır tutulmuştur. Türbenin içinde biri kuzeybatı köşeye dayanmış, diğeri ona yakın konumda doğu-batı doğrultusunda uzanan iki sanduka bulunmaktadır. Güney duvarında hafifçe yuvar1atılarak yüzeyden çökertilmiş mihrap nişi bulunmaktadır. Duvar örgüsünde kerpiç malzeme kullanılan türbenin cepheleri badanalı, duvarlarının iç yüzeyleri tavana kadar ahşap kaplamalıdır. Sanduka yüzeyleri de ahşap kaplamalıdır. Türbede herhangi bir süsleme unsuruna rastlanmamıştır.

Şeyh Ahmed Şemseddin Efendi

Şeyh Osman Afif Efendi’nin oğlu Şeyh Ahmed Şemseddin Efen­di‘nin

Şeyh Ahmed Şemseddin Efendi ve oğulları

Şeyh Ahmed Şemseddin Efendi ve oğulları

doğum tarihi bilinmemektedir. Babasının vefatından sonra Sivrihisar İrfaniye Medresesi’nde müderrislik yapar. Yazışmalarda kullandığı mühründe

“es-Seyyid Ahmed Şemseddin Nakşibendi” yazılıdır. Ahmed Şemseddin Efendi, Nakşi-Halidi meşayihinden Sey­dişehirli Hacı Abdullah Efendi‘den seyr-i sülukunu tamamlayarak hilafet alır. Yerine halife bırakmadan 1331/1912-13 yılında ahirete irtihal eder ve Sivrihisar Kurşunlu (Şeyh Baba Yusuf) Camii’nin ha­ziresinde yer alan Hamdi Baba Türbesi‘ne defnedilir.

Şeyh Ahmed Şemseddin Efendi'nin kabrinin bulunduğu Hamdi Baba haziresi

Şeyh Ahmed Şemseddin Efendi’nin kabrinin bulunduğu Hamdi Baba haziresi

Osmanlı arşivlerinde Şeyh Ahmed Şemseddin Efendi ile alakalı belgelerden bazıları şunlardır: “Saadat-ı Sofiye’den olan Sivrihisarlı Osman Afif Efendi’nin mah­dumu Ahmed Şemseddin Efendi’ye Hazine’den maaş tahsisi. (Mali­ye) Vefat eden babası Şeyh Osman Efendi’ye verilen maaşın kesil­mesinden dolayı tedrisata devam edemediğinden Ahmed Şemseddin Efendi’nin atiyye talebi. “Sadat-ı Sofiye’den Sivrihisarlı Şeyh Osman Afif Efendi’nin oğlu Ahmed Şemseddin Efendi’ye maaş tahsisi