Ağrı – merkez – uzunveli köyünde

Anadolu’da yetişen büyük âlim ve velîlerden. Seyyiddir, hazret-i Hüseyin’in evlâdındandır. İsmi, Bekir , babasının ismi Ömer (emer)dir. Doğum ve ölüm târihi bilinmemektedir. Şeyh Bekır Sor’a, “uçan kaya” anlamında, kendisine Arap ellerinde, “Raqüb ül hacer”; İran ellerinde, “Süvari seng ; kürt ellerinde Siyari gevır lakaplarla da tanınıp bilinmektedir. Hayâtı hakkında fazla bir bilgi yoktur.

Açık hâlleri ve kerâmetleri vardır. Zühd, takvâ ve verâ sâhibi bir zât idi.Temiz ve asîl âilesi Anadolu’nun doğu vilâyetlerinin ilim, irfân ve güzel ahlâk vasıflarının timsâli (sembolü) idi. İlim, amel ve ahlâkta, nefsiyle mücâdele etmekte şaşılacak hâl ve üstünlük sâhibiydi. Zamanlarının âlimi, fazîlet örneği olan. İnsanları Hakk’a dâvet eden onlara doğru yol​ doğru yolu gösterip, hakîkî saâdete kavuşturan ve kendilerine “silsile-i âliyye” denilen büyük âlim ve velîlerindi. çok mütevâzi, alçak gönüllüydü. İlmi ve yüksek ahlakıyla tanındığı kadar, mert, cömert ve cesur olmasıyla da meşhur olmuştur.

Duâsı kabûl olan zâtlardandı. O derece cesur ve kuvvetli kalbe sâhipti. Şeyh Bekir zor Hazretleri’nin birçok kerameti anlatılmaktadır. Bunlar içerisinde, kamçı yılan kerameti meşhurdur. Buna benzer pek çok kerâmetleri vardır. bu kerâmetleri yıllar boyu dilden dile anlatıla gelmiştir. Ömrü boyunca İslâm dîninin emirlerini öğrenmeye ve öğretmeye çalışan şeyh Bekir zor hazretleri kabri konusunda belirsizlik mevcut olup, Doğubâyezîd’de vefât ettiği rivayetlere göre Kabri Doğu Bâyezîd’de uzun veli köyün kabristanındadır. Kabri, Ağrı, Doğubeyazıd’da, halen ziyaret edilmektedir. Bir diğer deyişle durumunun kerametin anlaşılması üzerine; “Sırrımız fâş olup, herkes tarafından anlaşıldı.” diyerek, ortadan kaybolduğu rivayet edilmektedir.​

Bir gün başka bir diyardan gelen, kerâmet sahibi bir din adamı ziyarete geliyormuş. Kerâmetinin göstergesi de üzerine bindiği ve ehlileştirdiği ayıimiş. Bunu duyan Şeyh Bekır,uzun ve düz bir kaya parçasının üzerine çıkmış, yılanı eline kamçı yapıp, havada uçan halı gibi, gidip din adamını karşılamış. Yabancı ulema, bakmış ki, kendisinden daha fazla keramet sahibi olanlar var, saygıyla Şeyh Bekır Sor’un elini öpmüş. O günden sonra ünü tüm bölgeye yayılan Şeyh Bekır Sor’a, “uçan kaya” anlamında, kendisine Arap ellerinde,“Raqüb ül hacer”; İran ellerinde, “Süvari seng”; Kürt ellerinde de “Siyari ge-vır” adını takmışlar.​

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz