Pir Seyyid Hasan Zerraki

tarafından
1689
Pir Seyyid Hasan Zerraki

Elazığ – Keban ilçesine bağlı Gökbelen Köyü sınırları içerisinde bulunan Ziyaret Dağının tepe kısmındadır.

Pir (Seyyid) Hasan Zerraki’nin türbesi, ilçeye 47 km. mesafede bulunan Gökbelen (Zırkı) köyünde ortalama 1500 metre yükseklikteki Ziyaret Dağı adı verilen yerde bulunmaktadır. Türbe kare planlı ve üstü çatılı olup herhangi bir mimari özelliği yoktur. Giriş bölümü, makam bölümü ve mescit bölümü olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünün sol tarafında yer alan mescit aynı zamanda misafirhane olarak da kullanılmaktadır. Türbenin etrafında kendisiyle beraber savaşıp bu bölgede şehit düşen askerlerin mezarları yer alır.

Seyyid Hasan Zerraki aslen Bağdat’ın Zerrak Mahallesinden olup “Zerraki” lakabı da buradan gelmektedir. Künyesi Ebu Nasır Gazi’dir. Abdurrahman oğlu Pir Hasan Zerraki’nin dedesi Şeyh Ahmet olup soy ağacı İmam Zeynel Abidin ve Hz. Ali’ye kadar uzanır. Pir Hasan Zerraki Bağdat’tan Medine’ye, oradan da ordu komutanı olarak Anadolu’ya gelmiş ve Bizans’a karşı seferler yapmıştır. Önce Batman yakınlarındaki Hasankeyf, Mardin sonra Harput’a gelmiş, Malatya sancaktarı ile işbirliği yaparak bu bölgede bazı kaleleri fethetmiştir. Bu kalelerden biri de bugün Gökbelen (Zırkıbaz) köyü önünde yer alan barınak niteliğindeki kaledir. Bu yörede Bizans tarafından gelen akınlara karşı çetin mücadeleler yapılmış ve savaşlar verilmiştir. Komutan Seyyid Hasan Zerraki, Bizans akınlarına karşı verdiği son mücadelesinde yetmiş arkadaşıyla kalmış ve bu bölgede şehit olmuştur. Bugün Zırkı yöresi ve çevre yörelerde bazı tepelerin üzerinde mezarları bulunan ve çoğunun ziyaret olarak anıldığı bu mekânlar muhtemelen bu son şehitlere ait olmalıdır. Bugün Pir Hasan Zerraki türbesinin çevresinde birçok şehit mezarı bulunmaktadır. Bunlardan Gazi Baba ve birkaç arkadaşının mezarı bellidir.

İlginizi Çekebilir  Şeyh Osman Efendi

Pir Hasan Zerraki’nin isminin mahlasları arasında “Zerraki” nin yanında “Zerrafi” de kullanılır. Zerrafi Yesevi geleneğinde Büyük veli, Allah’ın emirlerini yayan, irşat eden, kurtuluşa götüren, Hz. Peygamberin soyundan, keramet ehli ve evliya gibi manalara gelen bir tarikat ünvanıdır. Yine isminin başındaki ‘Pir’ ünvanı Orta Asya kökenli tarikatlarda kullanılan bir ünvandır.

Pir Hasan Zerraki Mardin Artukluları döneminde “Ezraki” olarak da anılır. Rivayete göre zamanla “E” harfinin düşmesiyle Zırkı olarak anılmıştır. Daha sonra ona atfen bugün türbesinin de bulunduğu bu bölgeye “Zırkan” denilmiştir Ramazan Demir’in Zırkı Yöresi ve “Seyyid Hasan Zerraki Ziyareti” adlı eserinde, Seyyid Hasan Zerraki’nin başında bulunduğu veya mensubu olduğu İslam ordusunu temsil eden ve üzerinde fetih ayeti yazılı olan sancağı, kendi soyundan gelen kişilerce günümüze kadar ulaştırılmıştır. Harput sancağına bağlı olarak Keban hakkında yazılan 1896 tarihli salnamelerde kayıtlara geçmiş bu bölgede iki tane tekke ve zaviye kurumundan bahsedilir. Keban sınırları içinde yer alan bu iki tekkeden biri Pir Hasan Zerraki’ye aittir. Zırkı yöresinde (Bazuşağında) olan bu tekkenin varlığı hem salnameler hem de mevcut şecere tarafından doğrulanmaktadır Bugün Hasankeyf, Diyarbakır, Mardin ve Hazro yörelerinde de Pir Hasan Zerraki’ye ait olduğu söylenen türbeler mevcuttur. Ancak bu ziyaret yerlerinde Pir Hasan Zerraki hakkında verilen bilgiler nakl-i rivayete dayalı ifadeler olup herhangi bir yazılı belge mevcut değildir. Fakat hakkındaki bilgi ve veriler yazılı belgeye dayalı olan Seyyid Hasan Zerraki türbesi, bugünkü Keban’a bağlı Zırkı yöresine ismini veren ve Ziyaret Dağı adı verilen mevkide medfun şehit türbesidir.

İlginizi Çekebilir  Nadir Baba

Menkıbeye göre, Pir Hasan Zerraki’nin yaşadığı dönem Selçuklular dönemine tekabül eder. Selçuklular Diyarbakır, Mardin, Harput, Mıcıngert ve Hasankeyf (Hısn-ı Keyf) yöresini de içine alan bölgenin tek hâkimiydi. Bu dönemde bu bölgeyi Selçuklular adına komutan Emir Artuk bin Ekseb idare etmekteydi. Emir Artuk şeyhin yaygınlaşan bu ününden korkar ve onu dibi su ile dolu Mardin Kalesindeki bir zindana hapseder. Pir Hasan Zerraki zindanda sızan ışığın huzmeleri ile birlikte dışarı çıkarak abdest alır ve namaz kılar. Bunu birkaç defa gören nöbetçiler durumu Emir Artuk’a bildirirler. Şeyhin kerametlerini anlayan Emir de yaptığından pişmanlık duyar ve gelip Şeyh Hasan Ezraki’den af diler ve şeyhe mürid olur. Yine bir başka menkıbeye göre, Emir Artuk’un kızı çaresiz bir hastalığa yakalanmıştır. Hiçbir hekim çare bulamaz. Bunun üzerine Emir Artuk şeyhten derman için ricada bulunur ve kızının iyileşmesi için dua etmesini ister. Şeyh suya dualar okur. Şeyhin okuduğu şifalı su ile Emir’in kızı iyileşir. Bunun üzerine kızını Seyyid Hasan Zerraki ile evlendirmek ister. Fakat şeyh çok yaşlı olduğu için bu evliliği reddeder ve kızı kendisine değil oğluna alır Zırkı yöresinde iklim şartlarının ağır olması ve türbenin bulunduğu Ziyaret Dağının oldukça yüksek bir konumda yer almasından dolayı, burası daha çok sıcak mevsimlerde ziyaret edilmektedir. Buraya ziyaret amaçlı gelindiği gibi çeşitli hastalıklardan muzdarip olan kişiler tarafından şifa amacıyla da gelinmektedir. Ziyarete gelen kişiler bu zatın ruhuna Fatiha, Yasin vb. Kur’an’dan sureler okur, bağışlar. Adağı olan ziyaretçiler de kurban kesmekte ve kurban etiyle etli pilav pişirip ikram etmektedirler. Pir Hasan Zerraki’nin kabrinin oldukça uzun olmasının sebebini, ona duyulan ta’zim ve saygıyla birlikte kabrin yerinin kaybolmamasına dayandırırlar.