Büyük Orhan İlçesi Türbeleri

tarafından
22
Büyük Orhan İlçesi Türbeleri

Bursa – Büyük Orhan İlçesindeki Türbeler

Durhasan Dede
Büyükorhan ilçesine bağlı Durhasan Köyü’nün 2 km kadar kuzeyinde, çamlar içinde bir tepede yer almaktadır. Büyükorhan’a baglı Durhasan Köyü’nde dede telakkisi oldukça değisiktir. Durhasan Dede adıyla maruf dede için iki ayrı mekân tasavvur edilmektedir. Köyün 2 km kadar kuzeyindeki tepedeki türbe ile köyün alt kısmında bulunan ve “Namazlagı Deresi” dedikleri yer, dedeye ait bir alan olarak düşünülmektedir.

İnsanların nazarında dedenin ruhaniyetli olusu sebebiyle köyün hem dere, hem de tepe yerini kullandığını düsünmektedirler. Dedeyi konumuz açısından degisik ve emsalsiz kılan asıl özellik, onun türbesinin yapılış hikâyesinde yatmaktadır. Birkaç yıl önce türbe haline getirilen dedenin bu hikâyesi yöredeki diğer dede ve yatırlarla alakalı genel bir ipucu sunması yönüyle de oldukça önemlidir. Yörenin tamamında yasanan dede kültünün ortaya çıkısı ve bu kültün etrafında peyderpey gelistirilen dinî mahiyetli tutum ve davranışlara misal olması yönüyle Durhasan dedesi güzel örnektir.

İlginizi Çekebilir  Cem Sultan ve Şehzade Mustafa Türbesi

Dede eskiden beri bilinmektedir. Öyle ki 60 sene önce dedenin bulundugu alanı kazan kisiler hâlâ yasamaktadırlar. Onların anlattıklarına göre; yıllar önce dedenin yerini define bulmak umuduyla kazmak istemişlerse de bunu başaramamıslardır. Çünkü dede mezarı diye belirtilen yer sert kayalık (kazan kisiler yivli tas diyorlar) bir yerdir. Ayrıca mezar sekil ve yön olarak  islami geleneğe uygun da degildir. Yani ölülerin kıble hiza alınarak gömülme tarzının tersi bir durum söz konusudur. Sonraki yıllarda dede yeri ile kimse ilgilenmemiş, dedenin yeri neredeyse kaybolma durumuna gelmiştir. Bursa’ya bu köyden göç eden bir aileye komsu ve başka sehirden gelme ve Hoca diye bilinen bir kadın, 2002 yılında, Durhasan Dedeyi rüyasında gördüğünü söyleyince durum tersine dönmüstür. Kadın rüyasında dedenin bulunduğu yeri görür ve Durhasan Köyü’nden olan komsularına “Sizin Hasan adında bir dedeniz var ve üzeri açık degil mi?” diye sorar. Öyle ki orada bulunan agaçları ve araziyi oldugu gibi tarif eder. Bu tarif rüyanın doğru ve kutsî bir anlam taşıdığının işareti olarak kabul edilir. Hatta dede, kadına “Beni açıkta koymayın, üzerimi örtün!” diyerek de bir istekte bulunmuştur. Durhasan Köyü’nden olan komşularını harekete geçiren kadın, hemen türbe yapılmasını ister ve ilk bagısı da 50 ytl. (yaklasık bir çeyrek altın tutarı kadar para) olarak kendisi yapar. Bununla da kalmaz; mezar bittikten sonra baş kısmına konulacak kavuğu da  İstanbul’a sipariş eder. Dönemin köy muhtarı da meseleye sahip çıkar. Şehirdeki diğer köylülerin de yardımıyla türbe ve mezar yapımı için gerekli malzeme alınır. Sıra mezarın yerini belirlemeye geldiginde daha önce o köye hiç gitmedigi halde rüyayı gören kadın yine devreye girer. Dedenin bulunduğu farz edilen mevkideki büyük mese agacı esas alınarak kadın cep telefonuyla oradakileri yönlendirir ve bugün var olan türbesinin olduğu yer dedenin mezar yeri olarak tespit edilir, üzeri de türbe ile örtülür.
Köyde türbe olarak yapılan yerde, dedenin bulunma ihtimali olmadıgına inanan birçok kimse de bulunmaktadır. Ama yine aynı köyden baska birilerinin inanç ve gayreti de hiç yokken ortaya dinî içerikli bir yapı çıkarmaktadır. Bu köyde karsılasılan tipik durum aslında tek misal degildir. Orhaneli hudutlarında kalan “Ürküten Dede” ile yine Orhaneli’nin Deliballar Köyü’ndeki dedenin hikâyesi de benzer ögelerle aynı argümanlara dayanmaktadır.

İlginizi Çekebilir  Mürsel Paşa Türbesi

Osman Dede
Büyükorhan Armutçuk Köyü. Büyük bir din âlimi ve fazıl bir kişi diyenler olduğu gibi, bir ağanın yanında çobanlık yaparken gösterdigi kerametlerle ünlenen biri diyenler de bulunmaktadır. Yörenin tarihi ve en gelişmiş emtia ve hayvan pazarını onun kurduğunu herkes kabul etmektedir. Ayrıca pazaryerindeki Cuma camii’nin yapımında gösterdiği kerametleri de çok sık anlatılmaktadır

Kaynak : Bursa ve çevresinde ki ziyaret yerleri ve bunların etrafında oluşan dini inançlar , Hasan Basri Alkaya , yüksek lisans tezi