Samsun merkez mahallesinden Cedit Mahallesinde tepe üzerinde şehre hâkim bir konumda bulunmaktadır.

TARİHÇE: Halk arasında “İsa baba” şeklinde anılan türbeye ait herhangi bir kitabe bulunmamakla birlikte türbenin beş yüz yıllık olabileceği ve 1895 yılında Hazinedarzade Memduh Bey tarafından onarıldığı bilinmektedir. Sontamirle birlikte modern bir görünüm arz eden türbenin prizmatik üçgenli kubbe geçişleri, yapının tarihlemesinde bir ipucu sayılabilir
MİMARİ ÖZELLİKLERİ: Önüne yaptırılan ilavelerle camiye dönüştürülen türbenin bahçesinde İsa Baba’ya atfedilen büyükçe bir mezar, doğusunda büyük bir hazire ile bir takım yeni binalar bulunmaktadır. Türbe bugünkügörünümünü, Samsun Belediyesi tarafından 1975’de yapılan onarımda almıştır. Onarımda basit kare şeklinde tekmekânlı türbenin önüne, betonarme küçük bir cami ve minare ilave edildiği, türbenin içindeki, mezar dışarıyaçıkarılıp cami ve türbenin içinin yeni çinilerle, dışının kesme taşla kapandığı ve çevre düzenlemesi yapıldığıanlaşılmaktadır. Doğusu denize bakan yüksek bir teras şeklindeki bir arazide inşa edilen türbenin kuzeyinde, 1975yılında yapılan yeni cami bulunmaktadır. Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi’nde yapıya ait bulunan 1972 tarihli rölöveprojesinden türbenin, kuzey cephesi ortasında bir kapı ve kuzeye doğru devam eden ince duvarlar görülmektedir.Bugün kuzeyine eklenen yeni caminin inşası sırasında bu kapım kaldırılıp türbenin camiye katıldığı görülmektedir.
RİVAYET: Türbenin vaktiyle İsa Baba Zaviyesi adıyla anılan bir tarikat yapısı/tekke dâhilinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Türbenin adını aldığı İsa Baba hakkında, kaynaklarda bir bilgiye rastlayamadık. Samsun’un Osmanlılar eline geçtiği dönemde şehre yerleşmiş olabilecek İsa Baba adına veya kendisi tarafından yapılan birtekke kompleksi dâhilinde inşa edilmiş olabilecek türbenin, erken Osmanlı döneminde bu tip kubbe geçişlerinin yaygın olduğu 15. yüzyılda yapılmış olabileceğini düşünmekteyiz. Cembeloğlu kardeşler “altı köşeli bir mescit”şeklinde tarif ettikleri eserin, “müslüman denizciler” tarafından yaptırıldığını belirtmektedir. Halen halkın ziyaretyeri olarak kabul ettiği ve İsa Baba’ya ait olarak kabul ettiği mezarın başucu şahidesinde, tarih satırının olmasıgereken alt satırları toprağa gömülü vaziyettedir. Şahidenin bezemesi Osmanlı baroğu dönemine ait olabileceğini göstermektedir. Türbe halk tarafından Rıza-i İlahi için veli ziyaretinde bulunmak, hasta olanlar içinde Allah’ın (c.c)izni ile şifa bulmak umuduyla ziyaret edilmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz