Fenai Ali Efendi Türbesi ; İstanbul – Üsküdar’da Valide-i Atik mahallesindeki Fenai Ali Efendi camii avlusunda

Celvetiyye – Fenaiyye’nin Piri Kütahyalı Şeyh Seyyid Fenai Ali Efendi, Üsküdar’da kendi adıyla anılan üç tekkenin banisi olan Şeyh Selami Ali Efendi’nin (1592-1692) halifesidir. Ali fenai Efendi, adaşı Selami Ali Efendi’den irşad icazeti alarak Manisa’ya hicret etmişti. Burada bir cami ve tekke yaptırmış ve bir de kuyu kazdırmıştır. ” Şeyh Kuyusu” adıyla meşhur olmuştu. Şeyhi ve mürşidi Selami Ali Efendi 1104(1692) yılında ölünce İstanbul’a ve Selami dergahına Şeyh olmuştur. Bir süre sonra bu tekkeyi irşad arkadaşına devretmiş, 1713’te Üsküdar’da Pazarbaşı mahalesine gelerek kendi adını taşıyan bir dergah yaptırarak 32 yıl irşad vazifesi yaptıktan sonra 1158 (1745) yılında vefat etmiş ve caminin önündeki türbesine gömülmüştür.

Ölümünden sonra halifesi Abdullah Rıfkı Efendi (v.1770) , Rıfkı Efendi’nin oğlu Mehmet Nazif Efendi (v.1792) ve Hattat Mehmet Şakir (v.1810) Postnişin olmuş ardından Celvetiyye’nin Haşimiyye Şubesinin merkezi Bandırmalızade Tekkesi’nin postnişini Şeyh Mehmet Efendi (v.1845) meşihatı devralmıştır. Tekke’nin son şeyhi ise Mehmet Şakir Efendi (v.1845)’dir. Tekke’nin ayin günü Çarşamba idi.

Fenai Ali Efendi 1123 (1711) yılında Baltacı Mehmet Paşa’nın ikinci sadrazamlığı zamanında Rusya’ya karşı açılan savaşa muhtemelen ” Ordu Şeyhi” sıfatı ile katılmıştır. Beraberinde getirdiği sancağın, türbesinde başucunda dikildiği, kendisinin taşıdığı bayrağın da sandukasının üstüne örtüldüğü bilinmektedir.

Halvetiyye – Celvetiyye tarikatının Fenaiyye kolunun asitanesi ve pirevi olan bu tekke ilk kuruluşunda cami-tevhidhane ile bir kaç derviş hücrelerini barındırmaktadır. Bugün ise tekkeden günümüze ulaşabilen bölümler cami-tevhidhane – Ufak bir hazire ve Fenai Ali Efendi’nin Türbesidir.

Yakın bir tarihte çevre halkı tarafından yapılan ve hiç bir mimari özelliği olmayan cümle kapısından avluya girilir. Girişin Hemen solunda cami ve minare, sağında Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın eşi Şemi Nur Hanım ile gelini Vicdan Hanım’ın türbe karaterindeki mezarları, karşısında da baninin türbesi ve kuyusu mevcuttur. Şemi Nur ve Vicdan Hanım’ın beyaz mermerden çok ince bir işçilikle yontulmuş olan lahitleri ve şahideleri devirlerinin karmaşık üslubunu en iyi şekilde gözler önüne sermesi bakımından önemlidir. Türbe ile boybeyi sokağı arasındaki kesimde uzanan hazirede tek tük kabirler arasında ; Şirket-i Hayriyye’nin müdürü Hüseyin Haki Efendi (v1893-95) , Kamil Paşa’nın katibi hususiyeliğinden yetişen Şirket-i Hayriyye’nin müdürü Hafız Mehmet Vehbi ( v.1907) , Sait Halim Paşa’nın refikası Nazlı Hanım, Şeyh Mehmed Şakir Efendi (v1880) , Şeyh Mehmed Galip Efendi (v.1845) , Şakir Efendi’nin validesi Şerife Ümmü Gülsüm (v1877), Fatma Naile Hanım (v1874) , Şeyh Mustafa Haşim (v.1878) , Mustafa Haşim’in halilesi Aişe Sıddıka Hanım (v1894) mezarları mevcuttur.

1996 yılında vakıflardan izin alınarak İmam Hacı Süleyman Bilir ve Cemaatin katkılarıyla cami ve türbe tadilat ettrilmiştir.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz