Türbe; Lâdik’in merkez mahallelerinden Şehre küstü Mahallesinde Seyit Ahmed-i Kebir Türbesinin hemen aşağı tarafında bulunmaktadır.

TARİHÇE: Halk arasında “Dikili Taş” şeklinde anılan türbeye ait herhangi bir kitabe bulunmadığından türbenin tarihi hakkında bilgi edinilememektedir.
MİMARİ ÖZELLİKLERİ: Türbe; kare planlı olup, içten basık bir kubbe ile örtülüdür. Kubbe dıştan kırma dört omuz çatı ile kapatılıp kiremit kaplamalıdır. Yapının etrafını çevreleyen U şeklinde bir avlusu olup avluya batı tarafta yer alan kemerli bir düzenlemeye sahip kapıdan girilmekte ve kapı aksında bir adet çeşme yer almaktadır. Ayrıca, türbenin güneyinde avlu içerisinde yapıya ismini veren yekpare mermerden oluşan bir dikili taş yer almaktadır. Yapı düzgün kesme taştan yapılmış olup, oldukça sağlam bir vaziyettedir. Batı duvarda yer alan iki adet yuvarlak kemerli pencere ile aydınlatılan türbenin içerisinde iki adet sanduka yer almaktadır.
RİVAYET: Yöre halkı tarafından evliya olarak nitelendirilen ve korunan Dikili Taş Türbesi hakkında çeşitli rivayetler anlatılmaktadır. Dikilitaş türbesi ile ilgili rivayetlere göre “74 Barış Harekâtı sırasında Dikilitaş Türbesi ve Seyyid Ahmed-i Kebir Türbeleri kapılarını ziyaretçilere kapatmışlar. Harp başladığı sıralarda Lâdik üzerinden büyük bir ışık demeti gürültülü bir şekilde Kıbrıs’a doğru uçup gitmiş. Halk bu mübarek kişilerin savaşa, askerlere siper olmaya gittiklerini söyler. Harp sırasında iki Rum askeri arasında şöyle bir konuşma geçtiği söylenmektedir: ‘Biz Türkordusunu önlerindeki aksakallılar yüzünden yenemiyoruz.” Türbe halk tarafından Rıza-i İlahi için veli ziyaretinde bulunmak, hasta olanlar içinde Allah’ın (c.c) izni ile şifa bulmak umuduyla ziyaret edilmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz