Gazi Ömer Bey

tarafından
1286
Gazi Ömer Bey

Tekirdağ – Malkara Gazi Ömer Bey camii

Dedesi Paşa Yiğit, Saruhan (Aydın) Türkmenlerinin bir kolu olan ve Danişmend oğulları diye anılan göçebe Türkmenlerdendir. Türkmenler, Osmanlıların Rumeli’ye geçişlerinde zapt ettikleri yerler, Anadolu’dan getirilip yerleştirilmiş topluluklardır. Paşa Yiğit de, oğlu Turhan ve torunu Ömer Beyle Malkara çevresine yerleşmiş veya yerleştirilmiştir. Akıncı beylerinden olan bu kimsenin adı, bu gün linyit kömürleri ile tanınan Paşayiğit Köyüne verilmiştir.

Ömer Bey, Fatih zamanında yaşamış, babası Turhan Bey’in yanında yetişmiş, savaş meydanlarında sayısız kahramanlıklar göstermiş, gözüpek bir komutandı.

Yunanistan ve Mora işlerindeki vukufu ile yalnız bu havalide değil, Eflak ve Bosna’da Uzun Hasan’ın ve Memlüklerin karşısında babasına layık bir evlat olduğunu göstermiştir.

O’nu, önce Fatih’le Mora’da görüyoruz. Moralılıar, dört yıl önce Turhan Bey’in emir ve nasihatlarını unutarak tekrar mücadeleye başlamışlardı. Mora işini kökünden halletmek isteyen Fatih, 1458 de Mora’ya bir sefer hazırlamıştır. Sonunda Kuzey Mora’yı Osmanlı topraklarına katmış, idaresini de önemli hizmetleri görülen Ömer Bey’e tevdi etmiştir. Şehirlere yeniçeriler konulmuş, geriye kalan yerler vergiye bağlanmıştır.

Fatih; Atina’yı da almak istemiş, Prens Franko’ya padişahın kendisine Tep ve Boti valiliğini vereceğini bildirip, bu kimseyi razı etmiş, bu kurnazca hareketi ile Atina’yı kan dökmeden zaptetmiştir. Eski Yunan medeniyetinin merkezi olan bu tarihi şehirde, Türk atlarının nalları şakırdamış, O’nun zeka ve nüfuzu sayesinde 1829 tarihine kadar Akropal’da dalgalanmıştır.

Fatih, Ömer Bey’in bu kansız başarısından çok memnun kalmış, Atina’yı görmeye gelmiştir. Akropal’a çıkarak Partenon’u incelemiş, gözlerini ufuklarda gezdirerek Pire Limanı ile çevrili Atina şehrini seyretmiştir. Çok hoşlanan Fatih yanındakilere dönerek; “Din ve Devlet böle bir yerin zaptından dolayı Turhan’ın oğluna nasıl müteşekkir olmasın?” diyerek iltifatta bulunmuştur. Tarihimizin kahramanları arasına giren Ömer Bey’i, Fatih bundan sonra yanından ayırmamıştır.

İlginizi Çekebilir  Halveti Şeyhi Ahmed Efendi (k.s.)

Ömer Bey, 1462 de Eflak, 1463’de Bosna seferlerine katılmıştır. Eflak’ta susuz bir bölgeye düşen ve düşman saldırısına uğrayan Mahmut adlı kumandanın idaresindeki kuvvetlerimiz, O’nun azim ve cesareti sayesinde kendisini toparlayarak düşmanı ezmiş, amansız akınları ile Eflak’lılara göz açtırmamıştır.

Tarihimizde Kazıklı Voyvoda diye geçen, Macar’ların Şeytan, Eflak’lıların Cellat dedikleri bu zalimi günlerce kovalamış, mızraklara takılmış 2000 düşman başı ile ordugaha dönmüş, bu hizmeti ile Tasalya Beyliğini kazanmıştır.

Bosna’nın zaptında da büyük yararlıkları görülmüş, düşmanı kovalarken Verbas nehrini yüzerek geçmek suretiyle orduya örnek ve cesaret timsali olmuştur. Venediklilerin Germe hisarını yapıp içerisine 200 topçu, bir çok zırhlı ve tüfekli asker yerleştirdiklerini öğrenince, süratle buraya yetişerek, Venediklilere ait Lepant havalisini işgal etmiş, sonra Germe hisarı önüne gelmiştir. Bu gelişi hisardakileri çok korkutmuştur. Keşfe çıktığında 300 adım kala, hisardan atılan güllelerle, yanında bulunan iki subay şehit olmuştur. Sonradan Sadrazam Mahmut Paşa’nın kuvvetleri gelince, Germe Hisarındaki düşman, Türk saldırısı sonunda bir kar yığını gibi erimiş ve hisar zaptedilmiştir.

İlginizi Çekebilir  Bibi Heybet Ziyaretgahı

Ömer Bey, 20.000 akıncı ile Modan havalisinin altını üstüne getirmiş, eline geçirdiği 500 esiri Fatih’e göndermiştir. Venedikliler Mora’da da perişan edilmiş ve yarım ada tekrar idaremiz altına girmiştir.

1473 te Otlukbeli savaşına katılmış, Murat Paşa’nın tedbirsizliği yüzünden Uzun Hasan’a esir düşmüştür. Fatih, Bayburt’a sürgün edilen bu çok sevdiği kumandanını bir çok esir karşılığında serbest bıraktırmıştır.

Ömer Bey, son olarak 1485’te Sadrazam Ali Paşa kumandasındaki kuvvetlerle Osmanlı-Mısır savaşına katılmıştır. Çok çetin olan bu savaşta, Osmanlıları sevmeyen Karaman ve Anadolu askerleri savaştan kaçınca, Ali Paşa ile Ömer Bey’in Rumeli askerleri ile savaşa devam edilmiştir. Ömer Bey, sadık, cesur ve mert bir kumandan olduğunu bu savaşta da göstermiştir. Dehşetli bir saldırıya uğrayan kumandan Ali Paşa’yı canla başla korumuştur. İki taraf da büyük zaiyat vermiş, savaş meydanı cesetlerle dolmuştur. Akşama doğru bitap düşen iki taraf da çarpışmayı durdurmuştur. Ömer Bey’in kahramanlığı, Osmanlıları ağır bir yenilgiden kurtarmış, ordumuz Toroa’lara çekilmiştir. Padişah 2. Beyazıt, kaçan kumandanları ağır şekilde cezalandırmıştır.

Sicil-i Osmani sahibi Süreyye Bey, Ömer Bey’in bu savaşta kaybolduğunu yazmaktadır. Halbuki, türbesini ve hicri 900 tarihli vakfiyesinin olması bunu yalanlamaktadır. Ömer Bey’in Fatih ile birlikte 1473 yılında Otlukbeli savaşına iştirak ettiği kayıtlarda mevcuttur. Hayat hikayesinden anlaşıldığına göre Ömer Bey, çok cesur bir kumandandır. O’na Fatih’in sağ kolu denilebilir.

Ömer Bey, Malkara’da bir camii (Çarşı Camii), bir mescid, bir tekke, Edirne’de bir mescid, Ballı köyünde bir tekke yaptırmıştır. Dimetoka ve Malkara’da bulunan bir değirmen, bir dükkan, bina ve arazi ile Yenişehir ve Tırnova’nın cizyelerini vakfetmiştir.

İlginizi Çekebilir  Kasap Mahmut Türbesi - Malkara

Malkara’daki çarşı camii (Gazi Ömer Bey Camii) halen mevcut olup, ibadete açıktır. Türbesi Caminin bahçesindedir. Kesme taştan ve 8 köşeli (mudalla) biçiminde olup, pencereleri mermer çerçevelerle ve demir parmaklıklarla örtülmüştür. O’nun şanına yakışır sağlamlık ve güzelliktedir. Sonradan konulduğu anlaşılan demir kapını üzerinde yağlı boya ile yapılmış Osmanlı arması, paslara karışmış, silik bir şekilde belli olmaktadır. Yapılış tarihi Hicri 908, Miladi 1488 dir.

Halen mevcut olan bu bina onun şahsına yakışacak güzelliktedir. Kesme taştan bina edilmiştir. Kapısının üzerinde bulunan kitabesi şöyledir:

Kad fate el-emir el-kebir el-sulukul-melik el-islam
El müşerref bilcihad ve ziyaret ül beytü’l-haram
Ani Ömer Bey ibn Turhan Bey
Fi tisa seman mie 908 hicri…
Ömer Bey’in 900 hicri tarihli vakfiyesi olduğuna göre, vefat ettiği tarihin 809 değil de 908 olması daha uygundur. Çünkü Ömer Bey’in Fatih’le birlikte Otlukbeli (1473) savaşına iştirak ettiği kayıtlarda malumdur.

Kaynak ;

Malkara Belediyesi